Olay yerini incelemiş ve ABD Başkanı Bill Cilinton’u takdir etmiştim

Gürsel Çelikkanat - ABD ziyareti - Beyaz Saray - Ecevit

OLAY YERİNİ İNCELEDİM; ABD BAŞKANI BİLL
CLİNTON’I TAKDİR ETTİM İYİ İŞ ÇIKARMIŞ FAKAAAT…
TAM 20 YIL ÖNCE KANAL 6 TELEVİZYONU’NDA ÇALIŞIYORUM. BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT, EKİBİ, İŞ İNSANLARI VE KALABALIK BASIN GRUBUYLA ABD BAŞKANI BİLL CLİNTON’U ZİYARET ETMEK İÇİN AMERİKA’DAYIZ.

Washington ve New York ayaklı yedi günlük geziydi.
Ekip Washington’da Mayflover, New York’da Waldorf Asteria otelinde konakladı.
O zamanki Ecevit hükümeti tasarruf adına geziye katılan gazetecilerin otel, uçak vs. paralarını kurumlarına ödetmişti.
Kişi başı yaklaşık 3500 Dolar civarındaydı.
Şimdiki seyahat paralarını kim ödüyor bilmiyorum.
Geziye resmi heyet, refakat, Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı, İş insanları ve basın mensuplarından oluşan 143 kişi katılmıştı.
Ziyaret sırasında yeterince haber yapıldı, şimdi onlardan fazlaca bahsedip sizi sıkmayacağım. Ben de sizin gibi “hadi sadede gel” diyenlerdenim.
Bİll Clinton’ın iç siyasette sıkıntı yaşadığı yıllar. Beyaz Saray stajyerlerinden Monica Levinsky ile meşhur Oval Ofis’te sex skandalının yaşandığı yılların sonrası.
Bu gerçek bir ilişkiydi yaşandı, yakalandılar ve Monica’nın Beyaz Saray’dan kovulmasıyla (Clinton’a rağmen) bitti. Hılary Clinton sineye çekti (Erkektir yapar mı dedi, Beyaz Saray tatlı mı geldi yoksa olgunluk mu gösterdi bilmem) Amerikalılar hoş gördü kapandı gitti mesele.
Amerikan Kongresi’ne Başsavcı Kennet Starr’ın sunduğu detaylı rapora göre Başkan ve Monica, Oval Ofis’te defalarca oral sex yapmışlar. Bu durum Monica’nın itiraflarıyla karara bağlandı.
Bu Oval Ofis önemli.🤔🙂
Genel gözlemlerimi anlatayım tekrar döneceğim buraya.
Amerikalılar bizi ilkin Arlington Ulusal Mezarlığı’na götürdüler.
1.Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı, Kore, Vietnam ve Körfez Savaşı’nda ölen ABD askerleri için oluşturulmuş. Washington’u uzaktan gören bir tepede.
Daha sonra Amerikan iç savaşında ölen askerlerin mezarları da buraya taşınmış.
Sessiz, sakin huzur veren bir havası var.
İçinde meçhul asker ve kahramanlık anıtlarının da yer aldığı botanik bahçesi görünümlü bir yer.
Daha sonra Dünya Bankası Başkanı James Wolfensohn’la görüşüldü.
Amerikan-Türk Dernekleri ziyaret edildi veee Beyaz Saray.
Aşağıda bir fotoğraf var; vücudumun yarısı görünüyor yarısı yok, arkada belli belirsiz bir logo var. Orası Beyaz Saray’ın basın toplantısı salonu.
Dünya’nın en havalı logosu ve salonudur. ABD Başkanlarının ve adamlarının basın toplantısı yaptıkları yer.
Filmlerde çakmasını görürdüm, ABD Başkanı’nı canlandıran Henry Fonda, Anthony Hopkins, Harrison Ford çıkarlar ve bu logonun önünde konuşurlardı.
“Uzaylıları yeneceğiz korkuya mahal yok veya terörizmin hakkından geleceğiz” türü şeyler.
Gazeteci şansım gerçeğini gösterdi.
Fotoğraf benden ziyade kadife perde reklamı gibi olmuş. Kolumun yarısı nerede, logo nerede.
Aceleye geldi, o zamanlar dijital teknoloji tam yok Türkiye’de.
“Arkadaşım bu olmamış bir daha çek!” deme şansım olmadı.
Neyse buna da şükür.
Fotoğrafı çeken Ankara Üniversitesi SBF BYYO’dan sınıf arkadaşım Cem Avcı.
Başbakan Bülent Ecevit’in basın müşaviri, fotoğrafta yanımdaki yakışıklı.
Ecevit ve Clinton görüşme sonrası Beyaz Saray’ın avlusuna gelip açıklama yapacaklar. Yaklaşık 50’si Türk 60-70 gazeteci avluya konuşlandık, bekliyoruz.
Bu arada Clinton Ecevit’i, Oval Ofis’te kabul edecek.
“Sadece iki kameraman orayı da izleyebilir” dediler.
Pool sistemi var adamlar karmaşaya izin vermiyorlar.
Bu iki kameramanın birisinin TRT diğerinin de özel kanalları temsilen benim olmama karar vermiş Başbakanlık yetkilileri.
(Benim ağırlığımdan mı yoksa Cem’in torpilinden mi bilemiyorum) Çektiğimiz görüntüleri arkadaşlarla paylaşacağız.
Inınııııınn ver elini Oval Ofis ben geldim.
+18 buradan sonra çocuklar ve kadınlar sayfadan ayrılabilir, onlara göre bir şey kalmadı. Biz erkek erkeğe konuşacağız…🙂
Oval Ofis Beyaz Saray’ın güvenlik düzeyi en yüksek yeri.
Bildiğiniz yumurtamsı, 70-80 metrekare bir yer. Zemindeki halıda ve duvarlardaki tablolarda kartal sembolleri var.
Ev sahibi benmişim hissine kapıldım. Zemin kat.
Bol pencereli, gün ışığı alan, fazlaca aydınlık bir yer.
Kapısından onlarca insanın geçtiği tıkırtılı, gürültülü bir yer.
Birden aklıma düştü; Başkan o işleri burada nasıl becerdi?
Olay mahalli burası; gerisi benim empati yapmama, hayal gücüme, zekâma ve mühendislik hesaplarıma kalmış.
Düşünsenize adam haremini, mahremiyetini bize açtı.
Bir anlamda burası onun yatak odası.
Düşünüyorum ben olsam ne yapardım diye. Çok zor bir mekan.
Olaya tam başlıyorsun kapı caaart diye açılırsa ıııhhh olmaz.
Aynı odanın bir sürü kapısı var, odaya hakim olmak zor.
Gerçi adam koca Başkan, kapıyı çalmadan içeri girecek halleri yok ya.
Ama düşüncesi bile insanı tedirgin eder.
Monica’yı koltuklara oturtuyorum yok!
Camdan görürler, Monica’yı masaya oturtuyorum (Postacı Kapıyı İki Kere Çalar, Jessice Lange gibi) kadının kıçına başına raptiye, ataç batar olmaz bildiğin büro çok resmi.
Odanın ruhu yok, müzik yok, şarap yok, mum yok, romantizm yok.
Ben çok tedirgin oldum kendi adıma bu mekan bana göre değil. O işi becerememek için bütün olumsuzluklar var.
Bu durumda bir erkek olarak Başkan’ı çok takdir ettim, imkansız mekanda iyi iş çıkarmış. Ama biraz da başkana üzüldüm, acıdım ve kızdım.
Adamın eli kolu bağlı, peşinde bir koruma ordusuyla geziyor dışarıda çapkınlık yapamıyor, tesis sorunu var.
Dünyanın hakimisin ama gönlüne göre bir sevgili yapamıyorsun.
Monica’yı bağ evine götürecek hali yok. Ya da ne bileyim Blair Hause, Mayflover Otel… Başkan’a kızdım çünkü; madem çapkınlık yapacaksın değmeli.
Helal olsun işte bu! Demeliyiz.
Monıca duba gibi, kalın bacaklı çirkin bir kız.
Demek ki stajyer kataloguna bakıp “şunlar şunlar daha iyi stajyer olur, onlar gelsin🤔😂 deme şansı olmamış. Şansına kim geldiyse onu sevgili yapmaya kalkmış.
Başkan belli ki sevdiğini değil, bulduğunu sevmiş.
Çaresiz kalmış, tükenmişlik sendromu yaşıyor. Allah kimseyi başkan yapmasın.
Gerçi Amerikan basınının yazdığına göre Başkan kısa boylu tombulca kadınlardan hoşlanıyormuş (Hilary-Monica benzerliğine dikkat çekiyorlar) Bu konuya yıllar önce kısaca değinmiştim.
Yeniden yazayım dedim çünkü American Crime Story dizisinin üçüncü sezonunda yani 2020 yılında Clinton-Monica aşkı işlenecekmiş.
Takıldığınız yer olursa buradayım.
Bu arada yapımcılardan biri kim biliyor musunuz? Monica Levinsky.

Gürsel Çelikkanat

Gürsel Çelikkanat – ABD – Beyaz Saray – Ecevit