1987 TRT’deyiz ve Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turunu izliyoruz.. Gürsel Çelikkant’tan size

Gürsel Çelikkanat
SENE 1987 TRT HABER MERKEZİ’NDE ÇALIŞIYORUM HENÜZ ÖZEL KANALLAR YOK. CUMHURBAŞKANLIĞI BİSİKLET TURUNU İZLİYORUZ.
İstanbul, Bursa, Balıkesir, Ayvalık, İzmir ve Kuşadası etaplarından oluşan bir haftalık turdu. TRT Spor muhabiri, aynı zamanda ev arkadaşım Fuat Akdağ’la izliyoruz.
Çok keyifli bir işti;
Hürriyet Gazetesi muhabiri Enver Bağlarbaşı ve Milliyet Gazetesi muhabiri Fuat Ercan’la bugüne kadar gelen dostluğumuzun temelinin atıldığı bir geziydi aynı zamanda.
Çok sevmiştik birbirimizi.
Bu gezinin benim için bir de kötü anısı var.
Ayvalık’ta bisikletçileri çekerken yerdeki çimlerin arasına saklanmış çeşmeyi fark edemedim tepe üstü yere çakıldım.
Omzumdaki kameraya ne oldu?
Biz haber kameramanlarının geliştirdiği şöyle bir düşme refleksimiz vardır; betona düşerken kafa hafifçe(!) yere çakılır, sağ kol kamerayı 2 saniye kadar havada tutar, devamında estetik bir göğüs istobuyla göbek hizasında kamera güvenli bir şekilde yere indirilir.
Sonra kaldığın yerden oyuna devam edilir.
Kafa önemli değil! Kameraya bir şey olmasın.
Şirketler kamerasını kıran, çaldıran kameramanlara iyi gözle bakmazlar.
O zamanlar kameralar 25-30 bin dolar civarındaydı.
Taaa İzmir’lere gelmişsin eee ne oldu kamera yere düştü kırıldı mı diyeceksin?
Patronlar, müdürler kamerasını kıran, kaybeden kameramana öyle bir tonda geçmiş olsun derler ki sen Türkçe mealinin “kafan kırılsaydı da kameraya bir şey olmasaydı” anlamına geldiğini anlarsın.
Bir keresinde Kenan Evren’in konvoyunu takip ederken kaza yaptık.
Telsizle TRT Haber Merkezi’ne bildirdik, duyduğumuz ilk cümle “kameraya bir şey oldu mu?” idi.
Neyse şöyle toparlayayım bugüne kadar başıma büyük talihsizlikler gelmedi, bu kazada kamerayı kurtardım ama yüzümdeki iz 6,7 ay geçmedi.
Scarface diye lakabım bile vardı.
Haber müdürüm Doğan Yıldız “Seni Kolsuz Agop’a götüreceğim” demişti ben yeniydim tanımazdım, Türkiye’nin en iyi cildiye profesörüymüş rahmetli.
Doğan Bey’in bu tavrını çok sevmiştim müdürlük sadece insanları işe göndermek olmamalı.
Bu seyahatte Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun misafiri olduğumuz için güzel kaliteli otellerde ağırlandık.
Yeni açılan Bursa Almira otelle başlamıştık konaklamaya.
Normalde TRT’nin bize verdiği harcırah düşüktü bugünün parasıyla günlük 90-100TL falandır. O parayla, otel ve yeme işini halletmemiz gerekirdi.
Yetmeyeceği kesin o parayla otelde mi kalınır.
İstanbul dışı iş çıkınca genellikle o ilin valisinin yanına giderdik O da bize DSİ, YSE, Karayolları, öğretmen evleri gibi seçeneklerden yer ayarlatırdı.
Konu açılmışken o zamanki yurt dışı harcırahlardan da bahsedeyim.
Rusya ve Türk cumhuriyetleri için günlük 75 Dolar, Avrupa 100, Amerika 150 dolardı sanırım. Bu para kişi başı günlük olarak hesaplanırdı ve bizimdi.
Her şey içinde.
Yemeğimiz, konaklamamız, şehir içi ulaşım falan, ister otelde yat istersen bankta.
O zamanlar, bütün Türkler tek tiptik.
Siyah saçlar, mutlaka bıyık, kot üzeri tişört ve üzerine değişik renklerde shetland kazak, altta da genellikle kahverengi deri loafer ayakkabı ve içinde beyaz çoraplar.
O zamanlar kışlar çok mu sert geçerdi? Bugün öyle bir kazağı giyemem çok ağır gelir.
Bu arada Türkiye’ye bıyıksızlık modası 1989-90 yıllarında falan geldi.
Sonraları bıyık sıradanlık, çağdışılık falan gibi algılanmaya başlandı.
1990 yılında açılan ilk özel televizyon Star TV’nin patronu Cem Uzan’ın bıyıklı adam almayın dediği falan söylenirdi.
Yazıyı toparlayamıyorum nereden geldik bıyığa. Ne alaka.
Neyse kısa bir 1987-89 gezintisi oldu.
Her şeye rağmen güzel günlerdi. 12 Eylül travmamızı yeni yeni üzerimizden atıyorduk. İnternet yoktu, cep telefonu yoktu, evlerde buzdolabı yoktu(!)otobüs, otel ve lokantalarda sigara içiliyordu ama mutluyduk.
Diğer fotoğraf Ayvalık Şeytan Sofrası, arkadaki manzaranın güzelliğine bakar mısınız?
Şimdi eminim öyle değildir; yakılmış, kazılmış veya beton dikilmiştir.
Bu arada ben hep düşerim, diğer artistik fotoğraf yine bir Camel trophy öncesinde Enver veya Fuat tarafından yakalanmıştı.
Sağ olsunlar.Gürsel Çelikkanat
Gürsel Çelikkanat
Gürsel Çelikkanat
Gürsel Çelikkanat
Gürsel Çelikkanat