Fırsatlar ülkesi Angola iş yapmak isteyen Türk iş insanlarını bekliyor.. Balıkçılık, Angola için petrol ve elmastan sonra en önemli sektör..Türk Büyükelçisi Alper Ay Angola’yı anlattı

Angola Türk Büyükelçi Alp Ay - Gökhan Karakaş -Orhan Can

Afrika’nın Güneybatı kıyısında 1.246.700 km2 yüzölçümüne sahip Angola’nın Atlantik Okyanusuna 1.650 km kıyısı ve 51.000 km2 kıta sahanlığı alanı bulunmaktadır. İkisi de balık türleri bakımından zengin Gine akıntısı ve güneyden soğuk Benguela akıntısı sayesinde özellikle güney-orta kıyıları önemli bir sualtı zenginliği oluşturmaktadır.
2002 yılında sona eren uzun iç savaş da dahil olmak üzere balıkçılık, Angola için petrol ve elmastan sonra en önemli sektörlerden olmuştur.

Küçük Ölçekli Balıkçılık ve Kültür Balıkçılığını Geliştirme Enstitüsü (IPA) verilerine göre küçük ölçekli balıkçıların av miktarı 2010 itibariyle yıllık 102 bin tonu geçmiştir.
Küçük ölçekli balıkçılar, genellikle orfoz/lagos (grouper), kapanlevrek (snapper), çipura (seabream), sarıağız (croaker), dikenli ıstakoz (spiny lobster) ve daha düşük değerli diğer bazı türleri avlamaktadır.

Endüstriyel balıkçılık ise çoğunlukla kiralık veya Angolalı girişimcilerle ortak yabancı gemilerle gerçekleştirilmektedir.
Angola kıyılarında Çin, Japonya, Güney Kore, Nijerya, Rusya, İspanya ve Namibya’dan yabancı gemilerin balıkçılık faaliyetlerinde bulunduğu bilinmektedir.
Büyük çoğunluğunu Angolalı şirketlerle Japon ya da İspanyol şirketlerin ortak girişimleri oluşturmaktadır.
Toplam yasal avların yaklaşık %70’ini elde eden endüstriyel balıkçılık faaliyetleriyle açık deniz balıkları (istavrit / Japon istavriti (horse mackerel/at uskumrusu), sardalya (sardinella), ton balığı), karides, derin deniz kırmızı yengeci, ıstakoz ve okyanus tabanına yakın, derin denizden elde edilen (demersal) çeşitli balık türleri elde edilmektedir. Endüstriyel balıkçılığın önemli bir alt segmentini oluşturan derin deniz karidesi (gamba), tamamen ihracat odaklı çalışmakta olup, Avrupa’ya ihraç edilmektedir.

Deniz balıkçılığı, balıkçılık üretiminin %70’inden fazlasına tekabül etmektedir.
Temel deniz kaynakları küçük açıkdeniz balıkları (çoğunluğu sardalya ve istavrit), kabuklular (derin deniz karidesi ve yengeci), derin deniz / taban balıkları (genellikle çipura (seabream), sarıağız (croaker), orfoz/lagos (grouper), kırmızı levrek/kapanlevrek (snapper), imparator (emperor) ile göçmen ton balığı ve ton balığı benzeri türler (kılıçbalığı, sarıkanat köpekbalığı, kocagözlü orkinos ve beyaz ton balığı) ile kafadan bacaklılar ve yumuşakçalardan (mürekkep balığı, ahtapot ve çift kabuklular (midyegiller, deniz tarağı vs) oluşmaktadır.
Zengin akarsu kaynaklarına sahip Angola’nın iç kesimlerinde ise tatlısu çipurası (tilapia) ile yayınbalığı (catfish) temel ticari türlerdir. Kültür balıkçılığı üretimi halihazırda sınırlı olan Angola, 2016 yılında iç kesimlerdeki balık çiftliklerinden 655 ton balık elde etmiştir.
Henüz küçük ölçekli göletlerde yerel tüketim için düşük miktarlarda tatlısu çipurası ve yerel yayınbalığı türleri üretilen kültür balıkçılığı sektöründe orta-büyük ölçekli faaliyetlerin artış eğiliminde olduğu gözlemlenmektedir.

Angola hükümetinin, hem endüstriyel hem de halkın önemli bir geçim kaynağı konumundaki küçük ölçekli balıkçılığı geliştirmeye yönelik çabaları bulunmaktadır.

2017 yılında göreve gelen Cumhurbaşkanı Lourenço ile birlikte petrol harici sektörlere yabancı yatırım çekmeye yönelik girişimlerini sürdüren Angola devleti, geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren yeni Özel Yatırım Kanunuyla Angolalı ortak zorunluluğu ve minimum yatırım tutarı gibi çeşitli kısıtlamaları kaldırarak, yatırımcılara kar transferine ilişkin yasal güvence ve uluslararası tahkime gitme hakkı tanımıştır.
Angola ile henüz Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşviki Anlaşmamız bulunmamakta olup, önümüzdeki dönemde gerçekleşecek üst düzey temaslarla iki ülke arası ekonomik çerçeve anlaşmalarının da imzalanması beklenmektedir.

Balıkçılık sektörünün gelişimini sınırlayan altyapı sorunları arasında gemi/tekne ihtiyacı, liman ve dalgakıran imkanlarının yetersizliği, soğutma üniteleri eksikliği, enerji ve ulaşım altyapısındaki sorunlar, eğitimsizlikten kaynaklı bilinçsiz avlanma ve verimsizlik yer almaktadır.

Angola’nın kişi başı balık tüketimi, 2013 itibariyle 18,6 kg. olup, toplam hayvansal protein alımının yaklaşık %26’sına tekabül etmektedir. Balıkçılık üretiminin yaklaşık %90’ı iç pazara satılmaktadır.
Yürürlükteki Yerli Üretimin Desteklenmesi, İhracatın Çeşitlendirilmesi ve İthal İkamesi (PRODESI) programı kapsamında su ürünleri ihracatının artırılmasına önem verilmektedir.
Ayrıca Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) üyesi olmakla birlikte henüz Topluluğun serbest ticaret bölgesine katılmayan, ancak 2020 yılından itibaren kademeli bir şekilde entegrasyonunu gerçekleştireceğini açıklayan Angola, bu sayede 300 milyon nüfuslu bir pazara hitap edebilecektir.

Enerji ve ulaşım altyapısı ile iş ortamının iyileştirilmesine yönelik genel çabalar da göz önünde bulundurulduğunda henüz potansiyelinin oldukça gerisinde olan Angola, kıyılarının zenginliği ve zengin akarsu kaynaklarına karşın halen 2017 itibariyle 217 milyon dolar ithalata karşılık 56 milyon dolar ihracatla su ürünleri ticaretinde net ithalatçı konumundadır.
Dolayısıyla su ürünlerine yönelik iç talebi güçlü ve bölge ülkelerine ihracat imkanlarının gelişmesi beklenen Angola’nın, balıkçılarımız için stratejik bir hedef ülke olabileceği değerlendirilmektedir.

Balıkçılık haricinde ise, henüz halkın elektriğe erişim oranı %40-50 civarında olan ve zengin akarsu kaynakları sayesinde henüz değerlendirilememiş 18 GW’lık önemli bir hidroelektrik potansiyeli bulunan Angola’da enerji üretimi ve dağıtımı, 35 milyon hektar ekilebilir alanından yalnızca 5 milyon hektarı ekili olması ve elverişli iklim ve yağış koşulları dolayısıyla tarım ve temel gıda yatırımları, birçoğunun henüz rezerv tespit çalışmaları dahi yapılamamış ancak önemli miktarda bulunduğu tahmin edilen altın, demir, bakır, çinko, kobalt vs. madenciliği, mermer ve doğaltaş, tekstil, kereste, kağıt, mobilya, sağlık, turizm, inşaat gibi petrol ve elmas harici hemen hemen her sektör yatırım fırsatları sunmaktadır.
Dünya Bankası İş Yapma Kolaylığı Endeksinde 190 ülke arasında 173. Sırada bulunan Angola’nın iş ortamı elbette zorludur.
Ancak yeni Cumhurbaşkanıyla birlikte eskiye göre daha dışa açık bir yönetim sergileyen Angola’da yolsuzluk başta olmak üzere temel ekonomik sorunlara yönelik reform çabaları dikkatle takip edilmelidir.
Giriştiği zorlu reformlar nedeniyle bu sıralar zor bir dönemden geçen ülkenin 2021 yılından itibaren petrol fiyatlarının yükselmesi ve reform çabalarının sonuç vermesiyle 2015 yılından bu yana içinde bulunduğu resesyondan çıkması beklenmektedir.

Turizm alanında World Tourism Forum sonrası gelişmeleri takip edeceğiz.
Otel yatırımıyla ilgilenen iş insanlarımız var.
Ülkemiz ve özellikle İstanbul, dizilerimiz sayesinde Angola’da da iyi biliniyor.
THY uçuşlarının başlaması halinde ülkemize turist artışını yanı sıra iş insanları arasındaki temaslar da artacaktır.
Öte yandan spor alanında Angola halkı futbol ve basketbola oldukça ilgilidir.
Basketbolda dünya kupalarına sık sık katılan bir ülkedir. Belki basketbol takımlarımız burada gösteri maçları düzenleyebilir.
Ayrıca ampute milli takımlarımızın karşılaştığı Dünya Kupası finalinin ardından bazı Angolalı sporcular, Türk takımlarına transfer oldu.

 

Angola Türk Büyükelçi Alp Ay – Gökhan Karakaş -Orhan Can
Angola Türk Büyükelçisi Alp Ay ve Orhan Can 4