Gazeteci-yazar Yaşar Gürsoy 17 yıl içinde sakladı. 17 yıl sonra Can Dündar’ın kendi yazısını nasıl “Arakladığını” açıkladı

2001 yılında meydana gelen olayı tam 17 yıl içinde saklayan ünlü gazeteci ve yazar Yaşar Gürsoy yazısının Can Dündar tarafından nasıl kopya edilerek çalındığını sosyal medya hesabından yayınladı ve “Bu yazı Can Dündar’a değil bana aittir” dedi..
Yaşar Gürsoy o dönem www.internethaber.com adlı sitede köşe yazarlığı yapıyordu.
Ünlü gazeteci – yazar o günleri şöyle anlattı:
O zaman Hadi Özışık’ın sitesinde Can Ataklı ben Mehmet Barlas yanılmıyorsam Nazım Alpman baş yazardık.
Milliyet’te yazdı. Asistanı Yasemin’i aradım. Benim dedim. “Hallederiz konuşacağım” dedi.
İlk kitabımda (Beyninle Seviş(me) kitabımda yayına vereceğim dedim.
Özür diledi, “Esinlenmiş Can Bey “dedi.

‘Eyvallah’ dedim. Kitabıma o yazıyı almak içime sinmedi koymadım.
Burak bastı kitabı.
Orijinali bende…
Birebir değil ama yüzde 70’i benim.. Esinlenmiş…”

Editörün NOTU: Böyle esinlenme mi olur yahu.. Resmen….

Söz konusu yazı ve açıklamalar aşağıdaki gibidir:
….

Aşağıdaki yazı Can Dündar’ın değil bana aittir.

CAN DÜNDAR – GERÇEK DOST
Hani, diyorum da, insanın gerçekten mükemmel bir dostu olsa… “Ona”, şöyle,
içine sindire-sindire, kocaman bir sarılsa…
Ne iyi olur değil mi? Dostunuz!
dostunuz var mi? Kadın ya da erkek… Hiç fark etmez. Gerçek
dostun cinsiyeti olmaz. Paylaştığınız birileri var mı? Var ise mesele
yok.
Yok ise,
gidin bulun hemen! Sırlarınızı paylaştığınız. Özlediğinizi
açık
yüreklilikle
söylediğiniz. “Canım benim!..
dediğiniz… Telefonda bile saatlerce konuştugunuz, sıcacık
biri…
“O”nu görmediğinizde yüreğinizin “pıt-pıt” attığını
hissettiğiniz,bir
dostunuz var mi? Dert ortağı, sohbetlerinizi paylastığınız,
yalnızlığınızı
anlattıgınız, sevincinizi hisseden biri… Yalnız kaldığınızı
düşündüğünüzde, birilerine öfkelendiğinizde, sevdiklerinizi
özlediğinizde,
hayal kurduğunuzda
yanınızda o var mı?
Sizi hiç yalnız bırakmayan biri… Cesur, sempatik, azimli,
kararlı,
Arayan, soran,”Seni özlüyorum” diyen biri. Böyle bir canlı ile her
şeyi konuşabilir, paylaşabilirsiniz. Yanıltmaz! Anlayışla
karşılar
herseyi…
Hataları, günahlari-sevapları, her bir şeyi konuşabilirsiniz
onunla…
Hic yalnız kalmazsınız nitekim… Böyle bir dost bulmak için
fazla
bir arayış
içinde olmanıza gerek yoktur. O kendiliğinden çıka gelir
zaten.
(Elektrik olayı ..) Bir gün bir bakarsınız karşınızda… Bir
de
bakmışınız
sımsıcak sohbetler, derin konular, sırlar,paylaşımlar…
Kimseye
söyleyemediğinizi,
en yakininiza anlatamadıginizi, gecmisteki izleri, gelecege
dairlerinizi,
sadece ona anlatir olursunuz. Kadin, erkek Bir dost bulun! Ama gercek olsun.
Aradıginda isinizi degil, sizi soran… Kötü gününüzde
ev
sahibi,
iyi
gününüzde kiraciniz olsun. Anlatsin, konussun, acik-secik,
korkmadan
yasasin. Güvensin! Cinsiyeti olmasin!
Bir kartal kadar hasin, bir maymun kadar saklaban, bir ceylan
kadar
narin
olsun. Dogrulari söylesin.
Gercekci olsun. Yaniltmasin, kandırmasin! İcten, sevecen,
sempatik,
sevdalari, özlemleri anlayabilen biri olsun. Anlasin! Agziyla
degil,
gözleriyle ve kalpten konussun. Yasasin!
Doya-doya yasasin, doya-doya yasatsin.
Beyninden değil, yüreginden versin. “Olsun varsin!
Paylasirim.” desin.
Bir dostunuz olsun.
Sizi ve benliginizdekileri paylassın…
Dost olsun!
Ama… Gercek bir dost..

CAN DÜNDAR

(Not: Yayınlandığı tarihte Can Dündar’ın asistanı (yanılmıyorsam Yasemin hanım) ile görüştüm, sadece “gereken yapılacaktır” demişti.)

Yaşar Gürsoy

………….

Milliyet Gazetesi’nde Can Dündar imzasıyla çıkan yazı ise şöyle:

CAN DÜNDAR – GERÇEK DOST

Hani, diyorum da, insanın gerçekten mükemmel bir dostu olsa… “Ona”, şöyle,
içine sindire-sindire, kocaman bir sarılsa…
Ne iyi olur değil mi? Dostunuz!
dostunuz var mi? Kadın ya da erkek… Hiç fark etmez. Gerçek
dostun cinsiyeti olmaz. Paylaştığınız birileri var mı? Var ise mesele
yok.

Yok ise,
gidin bulun hemen! Sırlarınızı paylaştığınız. Özlediğinizi
açık
yüreklilikle
söylediğiniz. “Canım benim!..
dediğiniz… Telefonda bile saatlerce konuştugunuz, sıcacık
biri…
“O”nu görmediğinizde yüreğinizin “pıt-pıt” attığını
hissettiğiniz,bir
dostunuz var mi? Dert ortağı, sohbetlerinizi paylastığınız,
yalnızlığınızı
anlattıgınız, sevincinizi hisseden biri… Yalnız kaldığınızı
düşündüğünüzde, birilerine öfkelendiğinizde, sevdiklerinizi
özlediğinizde,
hayal kurduğunuzda
yanınızda o var mı?
Sizi hiç yalnız bırakmayan biri… Cesur, sempatik, azimli,
kararlı,
Arayan, soran,”Seni özlüyorum” diyen biri. Böyle bir canlı ile her
şeyi konuşabilir, paylaşabilirsiniz. Yanıltmaz! Anlayışla
karşılar
herseyi…
Hataları, günahlari-sevapları, her bir şeyi konuşabilirsiniz
onunla…
Hic yalnız kalmazsınız nitekim… Böyle bir dost bulmak için
fazla
bir arayış
içinde olmanıza gerek yoktur. O kendiliğinden çıka gelir
zaten.
(Elektrik olayı ..) Bir gün bir bakarsınız karşınızda… Bir
de
bakmışınız
sımsıcak sohbetler, derin konular, sırlar,paylaşımlar…
Kimseye
söyleyemediğinizi,
en yakininiza anlatamadıginizi, gecmisteki izleri, gelecege
dairlerinizi,
sadece ona anlatir olursunuz. Kadin, erkek Bir dost bulun! Ama gercek olsun.
Aradıginda isinizi degil, sizi soran… Kötü gününüzde
ev
sahibi,
iyi
gününüzde kiraciniz olsun. Anlatsin, konussun, acik-secik,
korkmadan
yasasin. Güvensin! Cinsiyeti olmasin!
Bir kartal kadar hasin, bir maymun kadar saklaban, bir ceylan
kadar
narin
olsun. Dogrulari söylesin.
Gercekci olsun. Yaniltmasin, kandırmasin! İcten, sevecen,
sempatik,
sevdalari, özlemleri anlayabilen biri olsun. Anlasin! Agziyla
degil,
gözleriyle ve kalpten konussun. Yasasin!
Doya-doya yasasin, doya-doya yasatsin.
Beyninden değil, yüreginden versin. “Olsun varsin!
Paylasirim.” desin.
Bir dostunuz olsun.
Sizi ve benliginizdekileri paylassın…
Dost olsun!
Ama… Gercek bir dost..

CAN DÜNDAR

…………………………………………………….

Söz konusu 2 yazıyı da okudunuz. Olayın özeti ise şöyledir:

2001 yılında meydana gelen olayı tam 17 yıl içinde saklayan ünlü gazeteci ve yazar Yaşar Gürsoy yazısının Can Dündar tarafından nasıl kopya edilerek çalındığını sosyal medya hesabından yayınladı ve “Bu yazı Can Dündar’a değil bana aittir” dedi..
Yaşar Gürsoy o dönem www.internethaber.com adlı sitede köşe yazarlığı yapıyordu.
Ünlü gazeteci – yazar o günleri şöyle anlattı:
O zaman Hadi Özışık’ın sitesinde Can Ataklı ben Mehmet Barlas yanılmıyorsam Nazım Alpman baş yazardık.
Milliyet’te yazdı. Asistanı Yasemin’i aradım. Benim dedim. “Hallederiz konuşacağım” dedi.
İlk kitabımda (Beyninle Seviş(me) kitabımda yayına vericem dedim. Özür diledi, “Esinlenmiş Can Bey “dedi.
‘Eyvallah’ dedim. Kitabıma o yazıyı almak içime sinmedi koymadım.
Burak bastı kitabı.
Orijinali bende…
Birebir değil ama yüzde 70’i benim.. Esinlenmiş…!!”

……………………………..

Yaşar Gürsoy bu konuyu sosyal medya hesabından paylaştıktan sonra konuya gelen bazı yorumlar ise şöyle oldu: 

Yeliz Gursoy Hangi tarihte yayınlandı? Kendi adıylamı yayınladı?

Siz asistanını aradıktan sonra hatasını düzelttimi? Sizden özür diledimi? Çokmu soru sordum? ( Yazı çok güzel tebrik ederim )

11 Aralık, 22:45
Yaşar Gürsoy Kendi imzasıyla. Milliyet’te..
11 Aralık, 22:47
Yeliz Gursoy yanıtladı1 Yanıt
Ali Kemal Demir TRT den prodüktör birkaç arkadaşımda maalesef aynı kişi ile yaşadı bu durumu Yaşar bey…
11 Aralık, 23:05
Banu Conker Mustafa filminden sonra samimiyetinden şüphe eder olmuştum zaten.
11 Aralık, 23:16
Ayşe Memiş Aaaaa ben şaşırdım valla pes, hala şaşırıyor olmama da şaşırıyorum ya neyse 😊 çok güzel bir yazı… Yüreğine sağlık. Can Dündar’ın da ne yapacağını merak ettim. Nasıl bir özrü olabilir ki çalmanın?!..
 11 Aralık, 23:3
Aydın Bahadır Vay Hırsız vay
 23 saa
Canfeda Eser Yüreğinize kaleminize sağlık. Harika bir yazı. Emek hırsızı Can Dündar’a da yazıklar olsun.😠
 22 saat
Burak Ersemiz Şerefsiz
 14 saat
Yaşar Gürsoy Esinlenmiş
Mine Akdağ Yazgan Ne kadar ayıp😳
 9 aat
Kemal Güzelsin Güzel yazı, Can Dündar’a ait olmadığı girişinden belli…8 saat
Şule Başkaynak yüreğinize kaleminize sağlık…kıskançlık heryerde diz boyu….5 saat
Halis Ayyıldız Gazetecinin en temel görevi haber kaynağını satmamaktır. Bunun can dostun olması durumunda ne yapılacağını hiç söylemeye gerek yok sanırım… Sırf kıçını kurtarmak için 30 yıllık dostunu satan, ismini ifşa eden ve bu yüzden söz konusu kişinin -bir nevi müebbet- çeyrek asırlık hapis cezası almasına yol açan adamın yazı kendisine ait olsa da dostluktan bahsetmesine “Hadi lennn oradan” denir… Yazı sana aitse zaten diyecek bir şey yok…
………………………………………………

Yaşar Gürsoy Kimdir

1968 İstanbul doğumlu Yaşar Gürsoy, gazetecilik mesleğine 1984 yılında Güneş Gazetesi’nde başladı. Lise eğitimi sırasında kadrolu olarak Türkiye Gazetesi’nde faal gazetecilik hayatına atıldı.

1986-1988 yılları arasında; Çetin Emeç’in Genel yayın Yönetmenliği’ni yaptığı Hürriyet Gazetesi’nde muhabirlik yaptı.

Askerlik görevinin ardından Uğur Cebeci yönetiminde Günaydın Gazetesi’ne transfer oldu.

1993 yılında Kürşat Başar’ın Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptığı kadroyla Kanal 6 ekranlarında Tempo Haber Programı ve Tempo Dergisi’nde bir çok başarılı habere imza attı.

1994 yılında Savaş Ay ile birlikte A Takımı programı yapan Gürsoy 1994-1998 yılları arasında Ardan Zentürk, Cem Aydın, Aydın Özdalga, Tuncay Özkan ve Uğur Dündar idaresindeki Haber Merkezi’nde görev aldı.

1998 yılında kurulan BRT’de iki yıl editör muhabirlik ve belgesel programcılığı görevlerini üstlendi.

Gürsoy 2001 yılında muhabir olarak girdiği Ali Kırca ve Murat Demirel yönetimindeki ATV Haber’de muhabir ve Siyaset Meydanı editörlüğü yaptı.

2007 yılı Ekim ayında muhabir olarak girdiği ATV’de Haber Koordinatörlüğü ve Haber Genel Yayın Yönetmenliği’ne getirildi.

2009 yılının Haziran ayında Mehmet Ali Birand yönetimindeki Kanal D Haber’de Yurt Haberler Müdürlüğü yapan Yaşar Gürsoy 2010 yılının Eylül ayında bu görevinden istifa etti.

Evli ve iki çocuk babasıdır.

Sosyal Medya belgeleri:
 
Yaşar yazı 2
Yaşar yazı 3
Yaşar yazı 4

Bu da Can Dündar imzasıyla çıkan yazının kayıtları…

Bunlar da söz konusu açıklama yapılınca yapılan konuşmalar:

Yaşar Gürsoy:

Okuyucu yorumları: