Tek ‘L’li “Entelektüel faaliyet” yapmada önce Rakının içindekileri bilmek gerekir..

 

Rakı
Rakı, belki de en çok kurala sahip içkidir. Bu içkinin hastaları, ustaları vardır.
Ben de elimden geldiğince size rakıyı tanıtmaya, anlatmaya çalışacağım…

Rakının bilimsel tanımı :
Yalnızca suma veya tarımsal kökenli etil alkol ile karıştırılmış sumanın,
beş bin litre yada daha küçük hacimli geleneksel bakır imbiklerde, anason tohumu ile ikinci kez
destile edilmesi ile üretilen alkollü içkidir.
Rakı adı nereden geliyor :
Rakı adı bir görüşe göre razaki cinsi üzümden, başka bir görüşe
göre ise yakın doğu ülkelerinde hurma kökünden elde edilen arak dan gelmektedir.
Aslan sütü unvanının ise eski rakı fıçıları üzerindeki aslan kabartması nedeni ile verildiği
sanılmaktadır.

Rakı nasıl üretilir :
Yaş ve kuru üzümlerin su ile karıştırılması ile elde edilen şıra içine saf maya
katılarak fermantasyon sağlanıyor. Daha sonra bu sıvı damıtılarak suma adı
verilen üzüm aromalı içki alkolü elde ediliyor. Bu sumanın, anason tohumları ile
ikinci kez damıtılmasıyla da rakı elde ediliyor. Bu şekilde üretilen rakı meşe fıçılarda
20 ila 120 gün arası dinlendirildikten sonra satışa sunuluyor.

Rakı çeşitleri arasındaki kalite farkı nereden kaynaklanıyor :
Altınbaş ve Kulüp rakılarında kullanılan alkoldeki suma oranı %100 olmasına rağmen
Yeni Rakı da bu oran %70. Yeni rakıda geri kalan kısım şeker pancarı alkolü ile tamamlanıyor. Tekirdağ rakısının farkının ise yapımında kullanılan Çorlu daki özel artezyenden
gelen su olduğu söyleniyor. Tabi dinlendirme süresi ve üretimde gösterilen
özen de burada çok büyük önem taşıyor.

Argoda rakı için kullanılan isimler :
Anzorot, akyazılı, gıravatlı, Fahrettin Kerim, apeki,
çarmak, çarmaçur, dem, duziko, düz, imam suyu, islim, pırna, pirne, piriz,
piyiz, piiz, piys, süt

RAKI NASIL İÇİLİR
Eskiden rakı ‘leylek boynu’ denilen kadehlerde sek olarak, ardından bir yudum
su alınarak içilirmiş. Günümüzde ise genellikle ‘limonata bardağı’ denilen bardaklarda
içine su karıştırılarak içilmektedir. Ender olarak da ince belli çay bardağı “istikan” da tercih
edilmektedir.
Rakının soğuk içilmesi gerektiği hemen herkes tarafından kabul gören bir görüştür.
Bu noktada ki ayrılık ise rakıya buz konup konmaması aşamasında ortaya çıkmaktadır.
Günümüzde daha az sayıda olan rakıyı sek içenler rakıyı şisesiyle soğutup
(hatta bardağını da ayrıca soğutup) yanında yine soğuk yada buzlu su ile içerler.
Rakıyı içine su katıp içenler ise genelde buz da ilave ederler. Ancak burada dikkat edilmesi
gereken nokta, bardağa rakıyı koyduktan sonra su koymadan buz atmamak gerektiğidir.
Buz ile ani temas rakının içindeki üzüm ve anosan aromasını veren maddelerin
kristalleşmesine ve rakının tadının bozulmasına yol açar. Rakıya su ilave edildikten
sonra buz atılması bu durumu daha aza indirir fakat yine de engellemez.
Rakıyı sek fakat içinde buz ile içmek ise sadece acemilere mahsustur.
Rakıya buz atmanın bir sakıncası da buzun yavaş yavaş eriyip, alınan
ilk yudum ile son yudum arasında bazen çok büyük lezzet farklılıkları oluşturmasıdır.
En güzeli yinede rakıyı iyice soğutup, içine su ilave edilecekse bu suyu da soğutarak ve
yanında buzlu su ile içmektir. Rakı yalnız başına içilen bir içki değil, meze ile birlikte
yavaş yavaş (sindire sindire) içilen bir içkidir. Mide ve beyne belirli bir etki yaptıktan
sonra insan keyiflenir ve güzel sohbetlere yönelir. Yani hem anlatır hem dinler. Böylece
rakı sofrası en az iki kişinin katıldığı toplu bir eylem, karşılıklı konuşmalara dayandığı için
demokratik bir forum, evrensel ve kişisel sorunların ortaya getirildiği, fikir alıp verilen, insanın
kendisi ile yüksek sesle düşünerek hesaplaştığı bir tür psikolojik grup terapisi olmaktadır.
Unutulmamalıdır ki rakı sofrası saygın bir ‘cemiyettir’. Buraya katılan hem bu meclise kabul
edildiği için saygı gören bir kişiliğe sahip demektir hem de diğerlerine karşı saygılı olmak zorundadır.
Ayrıca rakıdan önce içilen, bir çorba kaşığı zeytinyağı, sarhoşluğu engeller.
Özetle, rakı nasıl içilir sorusunun en güzel cevabı şudur: RAKI ADAM GİBİ İÇİLİR!