Rockfellerin patronunun “oltadaki” balığı Türkiye!

İbrahim Karahan

“OLTADAKİ BALIK YİYECEK İSTEMEZ”

Rockfellerin patronunun “oltadaki” balığı Türkiye!…

(not: Bu önemli tespit ve bilgileri internette bulamazsınız. Ülkesini maddi karşılık beklemeden seven kalemlerin yazılarında bulabilirsiniz. Bugünkü Suriye, Irak, İran, Türkiye, Filistin üzerine kimlerin hangi oyunları oynadığını öğreneceksiniz ve günümüzdeki gelişmeleri daha iyi değerlendireceksiniz. Okumanızı hararetle tavsiye ediyorum.Selamlarımla..Çocuklarınıza da anlatınız. Eli kalem tutan bolca kitap okuyan bilgili çocuk yetiştirelim)

Uzatmaları oynarken, ek süre isteğinin reddedilmesiyle dünyadan çekilip giden; dünyayı yöneten elin parmağı bir kaç Yahudi ve Masonluğun timsali olmuş ailenin önde gelen ismi “David Rockfeller öldü”; haberini okuyunca aklıma geldi…
Yıl 1956, ABD Başkanı Eisenhover’a bir mektup yazıyor. Bu mektup tavsiye, istek veya ilgilen anlamında değil.
Emrediyorum yap!.., anlamında kaleme alınmış..
ABD emperyalizminin yani Yahudi ve işbirlikçisi emperyalizmin insanları cendereye almada uygulanacak yöntemi belirliyor.
ABD’nin ülkelerin ekonomik sistemine girmesi için neler yapılması gerektiğini de anlatıyor.Buyurun neler söylediğini sabırla lütfen okuyun..Okuyun ki, oltadaki balığın hangi ülke olduğunu öğrenin!…
“Düşüncelerimizin pratikte en somut örneği, hatırlayacağınız gibi bizzat MEŞGUL OLDUĞUM İran tecrübesidir.Ekonomik yardımı harekete geçirerek İran PETROLÜNE EL KOYMAYI başardık (Ajanları aracılığıyla yaptırdığı kanlı eylemlerle Musaddık’ı alaşağı ettikten sonra Şah Pehlevi getirilmişti) ve bu ülkenin ekonomisine yerleştik. İran’da ekonomik pozisyonumuzun kuvvetlenmesi bu ülkenin dış politikasının kontrolünümüz altına girmesini ve özellikle Bağdat Paktı’na girmesini sağladı. Halihazırda İran Şahı Pehlevi elçimize danışmadan hükümetinde herhangi bir değişiklik yapmaya bile cesaret EDEMEMEKTEDİR!..

“MENFAATİ İÇİN ASKERİ PAKTLAR KURDURUYOR”

Şu önemli gerçeği gözden uzak tutamayız. Magnezyum, krom, kalay, çinko ve tabii kauçuğumuzun tamamı, bakır ve petrolümüzün önemli kısmı, kurşun ve aliminyumun üçte biri deniz aşırı ülkelerden gelmektedir. En önemlisi ABD tarafından kurulmuş askeri paktlardan herhangi birinin etki alanında bulunan Asya ve Afrika’nın az gelişmiş bölgelerinden gelmektedir.Süper stratejik maddelerin, bu arada uranyumun durumu da yukarıdakiler gibidir.”

Ve devam ediyor…
“Bu askeri paktları sağlamlaştırmak ve genişletmek için Marshall Planı’nın Avrupa’da bize sağladığı kadar ya da ondan daha büyük bir ölçüde politik ve askeri nüfuz garantileyecek genişlikte bir ekonomik yayılma planını Asya, Afrika ve diğer az gelişmiş bölgelerde uygulamak zorundayız. Bunun için az gelişmiş ülkelere yaptığımız ekonomik yardımın büyük kısmı, askeri paktlarımıza hizmet etmek için kurulmuş olan kanallardan akmalıdır. Bu ise, bizi askeri paktlarları cazip hale sokmaya götürmelidir.Zorunlu hallerde bu paktların biçimlerinde belirli değişiklikler düşünülmelidir. Başka bir deyişle askeri paktların ekonomik yanını mümkün olduğu kadar belirgin hale getirmeliyiz. Bizim askeri paktlarımıza çekmek istediğimiz ülkelere geniş ölçüde ve akıllıca yardımlar yapmalıyız. Fakat bunu şimdiye kadar yaptığımızdan daha dikkatle ve elastiki bir biçimde yapmak gerekmektedir. Çok özel durumlarda herhangi bir şart bile koşmamalıyız. İkinci dönemde hem politik, hem de askeri şart ve taleplerimizi kabul ettirme yolu açılmış olacaktır.”

“DİKKAT!.. MARSHALL YARDIMI TÜRKİYE’NİN BİZİM EKONOMİK VE ASKERİ GELİŞMEMİZİ ÖNLEDİ”

Bu ilkelerden hareketle ABD iktisadi yardımının yapılacağı ülkeleri toplamayı teklif ediyorum. Ekonomik işbirliğinin çeşitli biçim ve metodları bu her üç grupta da kullanılmalıdır. Birinci gruba bizimle dost olan ve bize uzun süreli sağlam askeri paktlarla bağlanmış olan, antikomünist HÜKÜMETLERİN iktidarda olduğu ülkeler. Bu ülkelere yapılacak yardımlar ve açılacak krediler öncelikle ASKERİ nitelikte olmalıdır…”OLTAYA YAKALANMIŞ BALIĞIN YİYECEK İHTİYACI YOKTUR” Bu noktada Dışişleri Bakanlığı ile yanı fikirdeyim, genişletilmiş iktisadi yardım, mesela TÜRKİYE’DE , bazı hallerde düşünülenin tersi sonuçlar verebilir, YANİ MİLLİYETÇİLİK EĞİLİMİNİ ARTTIRIP, MEVCUT ASKERİ PAKTLARI ZAYIFLATABİLİR. BU TİP ÜLKELERE DOĞRUDAN iktisadi yardım da yapılabilir, ama bu ancak bize uygun ve bağlı hükümetleri iktidarda tutacak ve bize düşman muhalifleri zararsız bırakacak biçim ve miktarda olmalıdır!..
Not: Hani hep diyoruz ya niçin savaş teknolojimiz gelişmiyor, ticari filomuz yok!..İşte bu yüzden..Uçak fabrikamızı ve gemi yapım tesislerimizi kapattırdılar. ABD’nin devşirmesi Kemal Derviş de ülkemizde savaş gemisi yapılmasına bizzat veto koymuştu!..
Bu emirleri yapmayacak olan ABD Başkanlarının başına ne geliyor dersiniz? Misal Başkan HARDİNG zehirli böcekle, halkın sevgilisi John Kennedy de silahlı saldırı ile ortadan kaldırıldı!…
Selam,muhabbetlerimle,bilmukabele.Dostlarım.

İbrahim Karahan