Osmanlı’nın Batılı devletlere sattığı Türk denizlerinde yük ve yolcu taşıma hakkını; Türkiye Cumhuriyeti, 1926 yılında geri satın aldı. Atatürk’e çok şey borçlusunuz

Bayrak - Şanlı Türk Bayrağı - Denizcilik

Osmanlı’nın yabancılara ‘Sattığı’ Türk Limanları ve Türk denizlerindeki yük ve yolcu taşıma hakkı , Türkiye Cumhuriyeti tarafından 1926 yılında geri alındı. Bugün bu hakkınız varsa Osmanlıya değil, Atatürk’e şükretmelisiniz.
Osmanlı Devleti, kapitülasyonlarla Türk denizlerinde, yük ve yolcu taşıma hakkını Batılı devletlere vermişti.
Deniz ulaştırmasının büyük bir bölümü ile önemli limanların işletilmesi yabancıların elindeydi.
Bu nedenle Türkler, kendi denizlerinde ticaret yapamaz durumda idi. Lozan Antlaşması ile Türk denizlerinde gemi işletme hakkı (kabotaj hakkı) Türklere bırakıldı. Kabotaj hakkının tam olarak uygulanmaya konulması, 1 Temmuz 1926 tarihinde çıkarılan Kabotaj Kanunu ile gerçekleşti.
Bu kanunla Türk karasularında yolcu ve yük taşıma hakkı sadece Türk gemilerine verildi. Böylece Türkiye’nin denizlerinde tam bağımsızlığı sağlanmış oldu.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, millî ekonomi gereğince yabancıların Osmanlı Döneminde kapitülasyonlardan yararlanarak kurdukları ticaret işletmelerini satın alarak millîleştirme (devletleştirme) girişimlerinde bulunmuştur.

Kaynak: T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Okulları (Açık Öğretim Lisesi- Meslekî Açık Öğretim Lisesi) İçin Hazırlanan 11. Sınıf Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 2 Ders Notları, Alim ÖZTÜRK, s 48, 2007

Kabotaj Nedir?

Kabotaj, bir devletin kendi limanlarına deniz ticareti konusunda tanıdığı ayrıcalıktır. Bu ayrıcalıktan yalnızca yurttaşlarının yararlanması, millî ekonomiye önemli bir katkı sağlayacağından, devletler yabancı bandıralı gemilere kabotaj yasağı koyma yoluna gitmişlerdir.

2 yorumdan 2 örnek size..

1 Temmuz
Her sene bugün 1923 Lozan’da kabul edilen ve 3 sene sonra yürürlüğe girecek olan kabotaj hakkımız ile ilgili yapılan hazırlık teşviklerini,
Bu teşviklerin kullanılmasındaki yolsuzlukları,
1924 zorunlu nüfus mübadelesin Türk bayraklı gemiler ile yapılabilmesi için verilen mücadeleleri,
TC ilk hükümetlerindeki az sayıda ki bakanlıklardan birinin denizcilik bakanlığına ayrıldığını,
1926 da kabotaj ilan edilirken ülkemizdeki tüm limanların yabancıların kontrolünde olduğunu ticari ve askeri filomuzun bulunmadığını,
Zor imkanlar içinde Karadeniz gemisinin hazırlanıp Avrupa devletlerine fuar gemisi olarak gönderildiğini,
Kabotajı ilan etmemize rağmen karasularımızda çalışmaları için yabancı şirketlere cüzi bir komisyon ve yerli kömür kullanma şartı ile yıllık izinler verilmek zorunda kalındığını,
1926 senesinde Lotus gemisi ile kaza yapıp batan Bozkurt gemisinin armatörünün teşvik yolsuzluğu nedeniyle bakanlık ile davası sürer iken Lahey’de bizzat TC Adalet bakanlığı tarafından savunulduğunu,
Bu sarmaldan kurtulabilmek için kısa bir süre önce savaştığımız Yunanistan ile 1930 senesinde anlaşma yapıp kabotaj sahalarımızı birleştirip hatta bunun ile yetinmeyip kara sınırlarımızı da kaldırdıgımızı hatırlarım.
Kabotaj bayramımız kutlu olsun.

2-

Türk Karasuları ve limanlarında, Denizcilik faaliyetlerinin, yabancılara da tanınmış haklarının, büyük önderimiz Atatürk tarafından yabancılara yasaklanıp sadece bizlere bırakıldığı gündür bu gün. Bu günün anlamının idraki ile birlikte, hükümranlık haklarımızı sulandırmaya çalışan düşmanlarımıza ve onların uzantıları olan içimizdeki hainlere karşı uyanık olarak, nice nice huzur dolu bayramlar bizlerin olsun.

Bayrak – Şanlı Türk Bayrağı – Denizcilik

 

Patreon üzerinden desteğinizi bekliyoruz.