Gazetecilik “bitince” marangozluk yapmaya başlayan Hakan Denker döktürdü: Anlamadın be kadın, anlamadın amk

Hakan Denker

ANLAMADIN BE KADIN, ANLAMADIN AMK

Rakı masasında peyniri 2 katlı uzun apartman sitesi gibi servis edeceksin. Heyula gibi 8 katlı laz müteahhit binası gibi koymayacaksın masaya.

Acılı ezme, sulandırılmış pastırma çemeni tadında olmayacak, sarımsağı bol ama acısı muteber kıvamda olacak.

Izgara etle içiyosan, et köfte olacak ve yayvan pişirecen, yağlı mangallık etten kıyacan. Mümkünse kasap bıçağı kıymasından. Makineden değil.

Balıkla içiyosan da, balık da ızgara ve kesinlikle ege çuprası olacak. Kalabalık evin, nevalesinden sebeplenememiş kavruk oğlan gibi değil, haşmetli, palamuttan hallice ve yağlı olacak. Ara ara ısıtılabilecek ebatlarda ufak parçalarla gömeceksin hayvanı.

Pilaki.
Rakının olmazsa olmazı. İzmir barbunyası olacak. Mis gibi ege zeytininden, sızmadan olacak zeytinyağı. Düdüklüde pişecek, helveli helveli. Mis gibi kokacak, dilinle ezebilecek kıvamda yumuşacık olacak. Üstünde de iki dal kırpılmış maydonoz.

70’liğin yarısına geldiğinde, ikinci kısımın ilk kadehi dolduğu anda, masaya trabzon tereyağında pişmiş, güveç içinde nar gibi karides gelecek. Sen ikinci 35’liğin ilk kadehinden ilk yudumu çekerken, karides fokur fokur masaya tereyağ esansını salacak… Kızarmış ekmeğin kallavi bir dilimini ikiye bölüp , önce banacaksın o tereyağına… “Het het hetttet” diye ağzın yanacak, kekeleyecen ki, ikinci yudumla sakinleyecen damağındaki sıcak karides yağını…

Gavurdağı salatadan bi kaşık boca edeceksin dilinin üstüne. Ardından iki bürümcük karides, bi tutam ekmek ve “kadehin sonunda ne var amk” merakıyla rakıyı fondipleyecen.

Gece boyunca “kadehin dibinde ne var amk lan” duygusuyla ikinci 70’liğe doğru yelken açacaksın.

Çakıl taşlı, yakamozun vurduğu bir akdeniz sahilinde, boyası dökülmüş tahta sandalye kıçına batacak. Beynin uyuşsa da, kaba et bağıracak, ezme beni ulan diye.

Hal böyle olunca hemen bi ege türküsüyle zeybeğe kalkacaksın. Hem kaba etinin bekaasına, hem kalbinin sefasına dizlerini vuracaksın yere, türküdeki notalarla beraber.

Biraz yorulup, şile bezinden beyaz gömleğin ıslanacak kadar terleyince oturacan. Tam ferahlamak için kadehi dudaklarına değdirdiğinde, az uzaktan bir şarkı başlayacak, Ayla Dikmen’den “Anlamazdın”

https://open.spotify.com/track/1qwQ1P3FwFouG1zTIBkGXU…

Patreon üzerinden desteğinizi bekliyoruz.