“Biz değil siz gidecekseniz” diyen Suriyelilerin bir an önce… Kaptan Mustafa Can yazdı

Taş yerinde ağırdır
Nüfusların da silah olarak kullanılacağı bir dönemi yaşamaya başladık.
Bir ülkenin “geçmişi o topraklara ait olmayanlar” tarafından işgal edilmesi, toprağın binlerce yıllık gerçek sahiplerini rahatsız ediyor, etmesi de normal.
Nasıl ki, evimizin ortasına hiç tanımadığımız insanların gelip yerleşmesini garipsersek ülkemiz için de aynısı geçerli olmalı, değil mi?
Ülkemiz de bizim büyük evimiz değil mi?
Bizim günlük hayatta o insanları görmüyor olmamız o insanların yaşamadığı anlamına mı geliyor?
Üzülerek, bizim kültürümüzden olmayan insanların kızlarımızın, kız kardeşlerimizin görüntülerini çekip sosyal medyada dalga geçerek yayınladıklarını bile görüyoruz.
“Bunu herkes yapabilir” diyorsanız, sizi kaçak göçmenleri evinizde ağırlayıp sahip çıkmaya davet etmek zorundayız.
Türk insanının aldığı en düşük ücretin bile yarısına çalışarak emek hırsızlığı yapmaları kadar buna yol verenleri de unutmamak gerekiyor.
Daha şimdiden bile, “biz değil siz gidecekseniz” diyen Suriyelilerin 10 yıl sonra bizi taşla sopayla kovmayacaklarının garantisini verebiliyorlar mı?
Henüz yol yakınken ve vakit varken, Suriyelileri ve Afganların, hiçbir katma değerden üretemeyenlerden başlayarak, hepsinin ait oldukları yere, yani memleketlerine, gönderilmesini istemek de bizim en doğal hakkımız olsa gerek.
Bunu yaparken de ülkesine dönen her Suriyeli’nin kendisini bir Türkiye temsilcisi gibi görmesini ve dolayısıyla da tersine nüfus gücü olarak kullanılmasını öneriyorum.
Kaptan Mustafa Can