Okyanusların ne işe yaradığını biliyor musunuz? Zavallı insanoğlu, bu gezegen hiçbir zaman senin olmadı

Okyanusların ne işe yaradığını biliyor musunuz?
Zavallı insanoğlu, bu gezegen hiçbir zaman senin olmadı..

Termo-Halin Nedir: termohalin sirkülasyonTermo kelime anlamı olarak sıcaklığı, halin ise … Bu döngünün oluşturduğu akıntılar mevsimlere etki etmektedir.

Princeton Üniversitesi araştırmacılarına göre, Güney Kutbu yakınındaki bir okyanus akıntısı, atmosferdeki karbondioksit düzeyinin ayarlanmasında anahtar rolü oynuyor. Antarktika çevresindeki suların, yeni adıyla Güney Okyanusu?nun atmosferdeki karbondioksit düzeyini değiştirerek Kuzey Yarımküre?nin iklimini değiştirebileceği biliniyordu. Ancak buradaki akıntının ayrıntılarının ne kadar önemli olduğu yeni yapılan çalışmalar sonucunda açığa çıktı. Araştırma grubundan Irina Marinov, Güney Okyanusu?nun derinlerinden gelerek yüzeye çıkan suların, 60 derece güney enleminin iki yanına doğru yayıldığını belirtiyor. Kuzeye doğru akan sular, dibe batmış besleyici maddeleri dünya okyanuslarına dağıtırken, güneye doğru akan sular, havadan karbondioksit emiyor ve yine derinlere iniyor. Marinov, bu kadar belirgin bir işlev farklılığının kendilerini şaşırttığını da söylüyor. Yaklaşık iki yıl önce de, aynı araştırma grubundan Jorge Sarmiento ve ekibi, tüm deniz canlılarının tahminen dörtte üçünün yaşamının, besin zincirinin en altında olan fitoplanktonların büyümesi için gerekli olan besleyici maddeleri yüzeye taşıyan bu akıntıya bağlı olduğunu keşfetmişti.

xxxx

Okyanuslar kıtaları birbirinden ayıran engin, açık denizlerdir. Yeryüzünün ortalama üçte ikisini (%70) kaplarlar ve bu alanın ortalama yarısında su seviyesi 3000 metrenin üzerindedir. Okyanus kelimesi yunanca “dere” anlamına gelen “Okeanos“‘dan gelmektedir, yunanlılar Cebeli Tarık boğazından gelen gelen kuvvetli akıntıyı fark etmişler ve bunun bir dere bulunduğunu düşünmüşlerdir.

Dört milyar yıl ilkin Dünya yüzeyi suyun sıvı olarak kalmasına olanak tanımayacak kadar sıcaktı. Su,uzayda yok olmak suretiyle volkanik gazdaki buğu olarak püskürürdü. Yaklaşık 3.85 milyar yıl ilkin dünya soğuyarak içinde buharında yer almış olduğu bir volkanik gaz atmosferi oluşturdu. Daha sonrasında su yoğunlaşmaya başladı ve okyanuslar oluştu. Okyanusların oluşmasından bu yana yağmur toprağa düşmekte ve kayalardaki tuzu denizlere taşımaktadır. Bu nedenle deniz suyu tuzludur. Ortalama olarak okyanus ağırlığının %2.9’unu tuz oluşturur. Denize baktığımız, tekneyle açıldığımız yada yüzdüğümüz vakit suyun bir yüzeyi bulunduğunu biliriz. Ancak; okyanusların averaj derinliği 5.000 metre civarındadır ve en derin okyanus çukuru 11.000 metreye ulaşır. Everest Tepesi bu dip derinlikten daha kısadır (iki kilometreden daha çok). Okyanusun üst birkaç metresi, tropikal bölgelerde 26 santigrat aşama sıcaklığında olabilir. Isıyı, gün süresince güneş ışığından alır ve geceleri atmosferi ısıtırlar. Okyanusun bu katmanı, atmosferin tamamından daha çok ısı ihtiva eder.

Okyanusların Özellikleri

Deniz ve okyanus terimi bir çok kez eş anlamda kullanılsa da bu iki terimin anlamları içinde, temelde bazı farklar vardır.

Denizler; taşkürenin ya da yerkabuğunun orojenik, epirojenik ya da tektonik hareketlerle çanaklaşmış bölgelerini doldurmuş geniş tuzlu su kütleleridir.

Denizleri, okyanuslar ve kıtalar ile olar, bağlantıları yönünden, üç tipe ayırmak mümkündür:

Kenar Denizler:
Ana karaların kenarlarında yer edinen denizlerdir. Okyanuslara açık, ya da yarı kapalı olabilirler. Okyanuslardan genel olarak ada yayları ile ayrılmışlardır. Karayip, Çin Denizi ve Japon Denizi örnek verilebilir.

Ara Denizler:
Kıtalarla çevrili, okyanuslarla yalnızca dar bir su yolu ile bağlantısı bulunan denizlerdir. Bu bağlantıyı deniz boğazları sağlar. Akdeniz ve Kızıldeniz buna örnek verilebilir.

İç Denizler:
Karalar içene sokulmuş deniz boğazı ile bir ara denize ya da okyanusa bağlı denizlerdir. Marmara, Karadeniz, Cava Denizi örnek verilebilir.

Okyanuslar, yer kabuğunun jeosenklinal denilen en derin ve en büyük çanaklarını doldurmuş, büyük tuzlu su kütleleridir.

Okyanuslar dünya yüzölçümünün ortalama %71’ni kaplamaktadır. Okyanus durumunda deniz sayısı üçtür. Bunlar Büyük(Pasifik), Atlas ve Hint okyanuslarıdır.

Okyanus; Kıtalar arasındaki büyük çukurlarda kalan geniş ve derin su kütlelerine denir. Yeryüzünün ortalama üçte ikisini okyanuslar kaplar. Dünyada 5 okyanus vardır. Büyüklüklerine bakılırsa sırayla bunlar; Büyük Okyanus, Atlas Okyanusu, Hint Okyanusu, Güney Okyanusu ve Arktik Okyanusudur.

Okyanus ve Denizleri birbirinden ayırt eden kriterler:

  • Denizlerin derinlikleri, okyanuslara gore azdır. En derin deniz olan Akdeniz’de en derin bölgeler – 4400, -5000 olmasına rağmen okyanuslarda averaj derinlik -9000 metreyi aşar.
  • Denizlerin kıta sahanlığı bölgeleri, okyanusların kıta sahanlıklarına bakılırsa daha geniştir.
  • Denizler, okyanuslara nazaran daha ufak ve daha sığ kütlelerdir.
  • Denizlerdeki hareketler (dalga yüksekliği, gel-git benzer biçimde okyanuslara bakılırsa daha ufak hareketlerdir.

Dünya üzerindeki okyanuslar

  1. Büyük Okyanus: Dünya’nın en büyük okyanusu olma hususi durumunu taşır. Pasifik Okyanusu olarakta bilinir. Büyük okyanus ABD, Asya ve Okyanusya kıtaları içinde bulunur.
  2. Atlas Okyanusu: Bu okyanus daha oldukca Atlantik okyanusu diye bilinmektedir. Atlas Okyanusu Avrupa ve Afrika kıtasını ABD kıtasından çizgi şeklinde ayırır.
  3. Hint Okyanusu: Asya ve Afrika kıtalarına köprü teşkil eden bir okyanustur. Madagaskar, Seyşeller, Maldivler, Sri Lanka ve Endonezya benzer biçimde ada ülkeleri bu okyanus üstünde bulunur.
  4. Güney Okyanusu: Daha oldukca Antarktika okyanusu olarak tanınır. Dünyada son olarak keşfedilen okyanustur.
  5. Arktik Okyanusu: Kuzey Buz Denizi şeklinde tanınır. Bu okyanus Rusya, Kanada, ABD ve Norveç’e komşudur.