Ünlü Beşiktaş yazarı Orhan Yıldırım’ın Kamp maceraları.. Kimler yok ki, Tigana bile var

Orhan Yıldırım

Orhan Yıldırım Fanatik: Kamp maceraları

Corono virüsü yüzünden 7/24 hiç hoş olmayan haberler ile yüzleşiyoruz.
Endişe, sıkıntı, moralsizlik hepimizin ev hali.
Biraz olsun tebessüm edip, bu kaotik havayı dağıtma adına, kamplarda yaşadığımız sıra dışı ve traji komik olayları paylaşalım istedik…

Ne Sergen’i, Guinti

Yer Avusturya kampı. Lucescu, sabah ki idman sonrası akşam yapılması planlanan çalışmayı iptal edip takıma izin verdi. Oyuncular içeri girerken, Okan Koç yanımıza geldi. Okan, “Abi sende araba var. Yemek sonrası Sergen abi ile beni Graz’a bırakır mısın” diye sordu..

Otelin önünde Hürriyet’ten İsmail Er ile bekliyoruz. Takım yemeği başlayalı daha 10 dk olmadan; Sergen, Guinti ve Okan koşarak geldiler. Ben direksiyonda, Sergen yanımda. Arka koltukta ortada İtalyan oyuncu sağında Okan, solunda İsmail yola çıktık.
Sergen, “Graz kaç dakika sürüyor” dedi. 30-35 dk dedim..
Ne 35’i bas 10 dk çok bile diye atarlandı…
Kamp yeri bildiğiniz dağ köyü. Otobana giden yol; 50-70 km hız sınırı var. Herkes kurallara uyduğu için istesen de gidemiyorsun. Zira gidiş gelişli..
Sergen hızlan, geç şunu … sürekli söylenip duruyor. İsmail’de arkadan gazlıyor. “Ya oğlum bassana kaplumbağa gibi gidiyoruz..” diye..

Otoban Guinti

Ne zaman ki, otobana çıktık, Guinti’ye birşeyler oldu. Yerinde duramıyor. Bro, gaz, gaz.. deyip duruyor. Saate bakıyor.. küfürler savuruyor..
120 km sınır olan otobanda 130 ile gitmeye çalışıyorum ama ne mümkün. Yandan arkadan öyle bastı geliyor ki, tam gaz gidiyoruz. Yetmiyor Guinti kızıyor, söyleniyor. Uçağı kaçıracak sanki, kıyamet koparıyor.
O baskı altında 15 dakikada Graz’daki büyük Casino önüne gittik.. Arka koltukta ortada oturan Guinti, arabadan ilk inen oldu. Maçta yapmadığı(!) tempo ile Casino’ya daldı. Arkasından Okan. Sergen inerken, “Beklemeyin kaçta döneceğimiz belli olmaz diyerek ağır abi havasında ayrıldı…

Böyle ceza yok

Kamp bitti döndük. 1.5 ay sonra gazeteye mektup yağmuru başladı. Bazı günler 2-3 ayrı olmak üzere Avusturya’dan trafik cezası geliyor. Sınır kenti olduğu için her yer kamera dolu. 2 bin Euro’nun üstünde, hızdan fatura çıktı iyi mi!..

***
🌈
Del Bosque’nin göz yaşları

Beşiktaş, son anda Del Bosque ile anlaştı. Real Madrid ile kırılması imkansız başarı rekorlarına imza atan İspanyol hoca, Avusturya kampında. Medya mensupları olarak, hocaya hoşgeldin yemeği vermek istedik. Günlerden pazar. Salzburg’un Hanif bölgesinde açık bir Restorant var. VİP, tüm harcırahları versek yetmez. Saatlerce araştırdık. Sonunda zeminden 2 kat aşağıda salonu olan bir yer bulduk.

Torunoğulları da gelmese

O yıllarda şu anki yönetici Erdal ve kardeşi Aykut Torunoğulları mutlaka kamplara uğrarlardı. Çelik tencere, tava pazarlama işlerini de denk getirip bizleri ziyaret ederlerdi. Tam da o akşam çıkıp geldiler.
Hocaya bir hediye vereceğiz, dükkanlar kapalı.
“Erdal Abi, arabada tencere tava takımı var mı” dedik.
“Var olmasına da, koskoca hocaya bunu nasıl vereceksiniz” karşılığını verdi.
Yine de aldık. Koca koli. İki kişi aşağı zor indirdik..
Tanışma, yemek derken kalkma vakti geldi. Herkes birbirine bakıyor. İsmal Er ayağa kalktı. Kısa konuşma sonrası, “Bir de hediyemiz var” dedi.
Masanın altından yine iki kişi kaldırıp, önüne koyduk.
Hoca kalktı, bıçak ile açtı.
Şok olmuş gibi..
Bir kolinin içine, bir bizlere baktı.
Başladı ağlamaya…
Biz mahcubiyet içinde dururken, zorla konuşup ekledi:
– Hayatımda çok zaferler kazandım. Çok hediyeler aldım. Ama böylesi hiç olmadı.
Sonra, tek, tek çıkardı. Tencereler, tavalar, çatal, bıçak…
Eşini arayıp söylemek istedi. Ama ne mümkün. Zeminin iki kat altındayız.
Hat, falan yok….

**
🌈
Beyin MR’ı boş çıkarsa

Bu kez yer Almanya. Yine sakin bir pazar günü. Küçücük kasabada sadece bir yer açık. Orda toplanmış kahve içiyoruz.
Yağmur kesti, Bilal abi(Meşe) bisiklete binip tur atmaya başladı.
Uzun siyah sakallı. Komple siyah kıyafet, kovboy çizmeleri, boynunda kocaman kolyesi..
Aksilik bu ya, su birikintisine takılıp uçtu! Kafasını yere çarpıp kanlar içinde kaldı. O esnada balkonda kahve içen yaşlı Alman kadın, polisi aramış. Kilisenin papazı bisiklet ile düşüp kaza yaptı diye!..
Birkaç dakika içinde; polis, ambülans olay yerinde..
Hastanedeyiz. Polis, doktor izni olmadan kaza yapan çıkamaz deyip , kapıda beklemeye geçti.
Genç bayan doktor, kontrol amaçlı beyin Filmi istedi.
İlgili kişi; özellikle uyardı..
9 dk sürüyor. Makina içinde hiç hareket etme diye.
Doktorun odasına film geldi. Kadın doktor baktı, baktı, baktı.. başladı gülmeye..
“Sanırım hareket etmişsiniz Beyin MR filmi bomboş çıktı. Tekrar çekilecek demez mi..
Ertesi gün idmanda Daum, yanımıza gelip, Bilal abi ile şakalaşıp durmuştu..

**
🌈
Terim neden yol tarifi istedi

Milli takım ile Hollanda’nın, Almanya sınırındaki Venlo kentindeyiz.. Köln’e inip kiralık araç ile direk kamp yapılan otele geçtik. Zira Fatih Terim hemen idman koymuş.. Çalışma başladı 1.5 saat sonra bitti. Biter bitmez Tayfun Abi (Bayındır) ile Eser Erenler geldiler.. O zaman Vatan gazetesinde görevli olan bu ekipten Eser’e, nerde kaldınız diye şakadan takıldım.
– Abi sana birşey diyecem ama aramızda kalsın dedi. Başladı anlatmaya. Köln’den araç aldık. Navigasyon ayarlarken, yol üzerinde sal var uyarısı yaptı. Biz de; Afrika’da mıyız, Avrupa’nın göbeğinde ne salı diye o yolu kısa diye tercih ettik. Venlo’ya geldik ara yola saptık. Meğer kanal var. Harbiden bildiğin sal. İki araba alıyor. Önümüzde var 20 araç. Karşıya gidip gelmesi uzun sürüyor. Tek yön, geride çıkamayıp mecburen bekledik..”
Hiç bozuntuya vermedim.
Olay Fatih hocaya kadar katlanarak gitti. Ertesi gün Terim yanımıza gelip, “Arkadaşlar, Köln’de bir işim var. Safari yaparak en hızlı yoldan nasıl gidip gelebilirim. Bu salı falan kullanan arkadaşlar varsa tarif alabilir miyim” deyince film koptu!…

***
🌈
Feyyaz’dan, Sergen’e TV oyunu

Gordon Milne takımı kamp için Kıbrıs’a götürüyor. Ekibin abileri kampa ilk gelen genç isimlere çok ağır şaka yaparlardı. Bu kez Sergen Yalçın’ın ilk A takım kampı. Feyyaz herkesi örgütler. Golcü oyuncu, “Sergen’in odasına gidip bu televizyon net gösteriyor. Benim odaya bakar mısın diyecem. Hepiniz ayarı hafiften bozun. Tüm odaları dolaşsın. Açık vermeyin..” der.
Sergen bilgiçlik havasında Feyyaz’dan başlayarak, odaları dolaşıp, tv leri düzeltir! Odasına geçerken de, Feyyaz abi hapsi tamam” demeyi de ihmal ekmez.
Feyyaz gülerek, “Oğlum sen de bu kulaklar varken, elbette hepsi net çeker..” diyerek kahkahayı basar. Aynı anda odalarından çıkan diğer oluncular da eşlik ettiler..

**
🌈
İlhan ilk idmanı barda yaptı

Beşiktaş’ın yıldızı İlhan Mansız atroskopi olduğu gün akşamı baston değneklerle Ortaköy’de ünlü bir discoya gitmiş ve magazin medyası tarafından haber yapılmıştı. Dönemin Genel Menaceri Sinan Engin’e gazeteciler “Ameliyat oldu. Sahadan önce gece kulübüne gitti” demesi üzerine Engin, “Biz futbolcumuza güveniyoruz. Ne yapsın çocuk ısınma hareketlerine başlamış. Erken idmana başladığı için mutluyuz. Yer önemli değil” karşılığını verdi.
………

Çalımbay: Ailton mu, yağlı güreşçi gibi

Avusturya’nın Seefeld kasabasında kamptayız. Transferin alev alev yandığı günler. Özel bir kaynaktan, Ailton ile anlaşıldığı bilgisine ulaştım. Hazırlık maçı bitimimde, Rıza Çalımbay’a, Brezilyalı oyuncuyu sordum. Hocanın tepkisi çok ilginçti. Çalımbay, “Yok be oğlum ne Ailton’u. Nerden çıkardın bunu.. Son halini görmedin galiba. Yağlı güreşçi gibi. Öylesine söylendi bana ama üstünde hiç durmadım. Fransa’dan birkaç isim üstünde duruyoruz. Zaten yazıyorsunuz onları..”
Akşam hoca ile aramızda aynen bu diyalog geçti. Sabah güne Ailton transferi ile başladık. Almanya’da gol kralı olan futbolcu kampa katıldığında, Rıza hocanın hiç de haksız olmadığını gördük..

*
🌈🌈
Yaktın bizi Pascal

Lucescu dönemi.. İsviçre’nin Nyon kentinde kamp. UEFA merkezinin tam karşısında akşam idmanı yapılıyor. Pascal Nouma geri alınsın diye müthiş kampanya yaptık. Antrenman başlamak üzere iken telefonum çaldı.. “Pascal ile anlaşıldı. Yarın Cannes’da sözleşme yapılacak… bilgisini verdi..
Haber bu takip ister… Bizimle birlikte olan Rahmetli Yemen Ekşioğlu abinin yanına gittim. Durumu izah ettim. Bizi soran olursa, birşeyler uydurmasını istedim.
Foto muhabiri Rahman Sağıroğlu ile yola çıktık…

Fransız kafası

Cenevre sınırından Fransa’ya geçtik. Dünyanın her yerinde yeşil renkli tabela otoban, mavi olan ise normal yolu gösterir. Doğal olarak yeşili takip etmeye başladık..
Meğer tek Fransa’da durum tam tersi imiş.
Alp dağlarına tırmanıyoruz hala otoban yok. Tam tersi daralan yol.. 3 saat gitmişiz. Geri dönsek dert, dönmesek başka dert…
Nihayet ışıklar görüldü. Gece yarısı Alp dağlarının zirvesinden Cannes Işıl Işıl parlıyor. Sanki taş çatlasa 1 saat mesafede gibi duruyor.
Nerdeee. Git git bitmiyor. Tam 8.5 saat sonra Cannes’dayız artık.

Nouma saldırdı

Görüşmenin olacağı otelin önünde bekliyoruz. Pascal, üstü açık araç ile geldi. Fotoğrafı çeken Rahman’ı gördü. Aracın kapısının üstünden atlayıp boğazına yapıştı. Elinden zor aldım!..
Rahman çıkışı görüntüleme adına objektif değiştirip yolun karşısına geçti.
Anlaşma oldu, imzalar atıldı. Aksilik bu ya; Nouma otelden ayrılacak iken turisti otobüsü otele müşteri getirip, foto çekim açısını komple kapattı.
Ancak imza atıp ikinci Beşiktaş macerasına başlayan Fransız yıldız, istediğimiz tüm pozları verip ayrıldı. Transferde baş rol oynayan dönemin başarılı yöneticisi Kıvanç Oktay ile vedalaşıp kampa döndük. Bu kez mavi renkli tabelaları takip ederek. 4 saat sonra Nyon’daydık..

*
🌈🌈
Beşiktaş otobüsünden Çinliler çıktı

Toshack dönemi hazırlık kampı için takım ile aynı uçakta Almanya’ya gittik. Kampın yapılacağı Bielefeld’e en yakın alan olan Hannover’deyiz.. Kiralık araç ile takımı taşıyan otobüsü takip ediyoruz. Alan çıkışından otobana girerken kırmızı ışık yandı. Otobüs son anda geçip gitti. Önümüzde başka araçlar olduğu için epey bekledik…
Otobanın devamında aynı renk ve şirkete ait bir otobüsü görüp arkasına takıldık. 1.5 saatlik yolculuktan sonra, ormanlık alanın içinde büyük ve tarihi kilisenin önünde bulduk kendimizi. O dönem ki, foto muhabiri Mehmet Genç makinasını alıp futbolcuları görüntülemek için fırladı.
Aracı park edip otobüse doğru gittiğimde gördüğüm manzara karşısında şok oldum.
Beşiktaş takım otobüsü diye takip ettiğimiz araçtan, Çinli turist kafilesi iniyor..

*
🌈🌈🌈
Fransız polisi ördek kovaladı

Tigana; Kartal’ı, Paris yakınlarına hazırlık kampına getirdi. Antrenman sahasının yakınında, ortasında büyük suni göl olan park var. Sabah idman öncesi, yiyecek birşeyler alıp oraya gittik. Gölde onlarca yaban ördeği. Yemeleri için göl kenarına attığımız ekmek parçalarını zoraki yediler. Zamanla alıştılar. Gün geçtikçe sudan çıkıp yanımıza geldiler. Hatta elimizden almaya başladılar. Bir anlamda evcilleştiler.
Kampın sonuna doğru aynı yere gittiğimizde polisleri gördük. Ördekl…

Sessiz olun Scala uyuyor

Nevio Scala, Beşiktaş’a yeni geldiği dönem. İstanbul’da sezon açıldı. Tüm idmanlar alışılmışın dışında akşam yapılmaya başlandı. Durum çok geçmeden anlaşıldı. İtalyan hoca sağlık sorunu yüzünden sabah kalkamıyordu..
Ardından kamp için İsviçre’nin Zürih kentindeyiz. Kros için sabah erken kalkılıyor. Scala ortalıkta yok. Ne otel personeli, ne de yardımcıları, ne yapsa uyandıramıyor. Bu durum futbolcuların eğlencesi haline geldi. Hocanın odasının önünde hoplayıp, zıplayıp şarkı söylerken, aynı anda kapısına vurarak uyandırabiliyorlar. Kamp bitimimde otel, kapı faturasını da, ekstralara eklemeyi ihmal etmemişti..

Tigana onaylı mayonez

Fransız hoca ile ülkesinde kamptayız. İdman sahasına biraz erken gittik. Kamereman Barbaros Burus arkadaşımız arabanın kapısını korkuluğa sürttü. Hafif çizik var. Olaya bakarken Tigana’da geldi. Burus’a espri olarak, “Beyaz araç. Çizik pek belli olmuyor mayonez sür” dedik. Tigana’da ‘iyi fikir’ dedi!
Bu esprili yaklaşım orda kalmadı. Çiziği mayonez ile kapatılan araç, Paris havalimanına giderken yağmurun kurbanı olmuş. Fark edilen kaza için fatura eklenmişti.

Orhan Yıldırım
Fanatik Gazetesi