Vefa… Öğrenciliğimde sağlık çalışanları serum takar, dikiş atarlardı. Ömer amca da böyle biriydi. Genç tıbbiyeliler, zamanında hocalarına hasta koğuşu paspaslatmış bu adama şimdi saygıyla bakıyorlardı.
Prof. Dr. Erbuğ Keskin’den nefis bir hayat dersi daha…

Benim öğrenciliğimde bazı yardımcı sağlık çalışanları tıbbi işlerde ustalaşmışlardı, pansuman yapar, serum takar, dikiş atarlardı.
Çekirdekten yetişmişlerdi.
Bu konuda bir eğitimleri yoktu ama bildiklerini öğrenciler ve genç asistanlara öğretmekten keyif alırlardı.
Bazan kendime bile itiraf etmekten zorlansam da, onlardan bazı hocalarımızdan öğrendiklerimizden daha çoğunu öğrendik galiba..

Ömer amca da onlardan birisiydi.
Elimden tutarak ilk dikişimi attırdığını, sonra ben yalnız atarken uzaktan gizlice izlediğini daha önce anlatmıştım.

Ben öğrenciliğimi bitirip ayrılırken acilin önünde sarılıp vedalaştığımızda ellili yaşlarındaydı.

***

25 yıl sonra Çapaya geri döndüğümde Ömer amcayı yine burada bulmuş ve beni tanıyıp hasretle sarılmasıyla dehşete düşmüştüm.
Artık 80 i geçmiş ama bir ömür verdiği bu kurumdan kopamamıştı.

Ömer amca 65 yıllık hizmetten sonra birkaç yıl önce emekli oldu. Hala zaman zaman yuvasına uğruyor.
Çok belli etmese de, öğrenciliklerini gördüğü bazı hocaların mesafeli davranışlarının onu üzdüğünü hissediyorum.
Her geldiğinde bana da uğruyor. Dün de uğradı.
Yaz stajyerlerimle odamda çalışıyorduk.
Buyur ettik.
Elif elleriyle yaptığı kahveyi ikram ederken içimde tuhaf bir hafiflik hissettim.

Onu hiç tanımamış, Türkiyenin değişik fakültelerinden gelmiş genç tıbbiyeliler, zamanında işler yoğun olduğunda hocalarına hasta koğuşunu paspaslatmış bu adama saygıyla bakıyorlardı..

Vefa böyle bişeydi..

Boğazıma bişeyler düğümlendi..
Mutlu oldum..
Geleceğe dair umudum arttı yine..
Ömer amca kalktı hepimizle vedalaştı..
Sessizce çıktı odadan..
Yine gel Ömer Amcam diyebildim içimden.
Yine gel..

Prof. Dr. Erbuğ Keskin