“Eskiden seçimleri nasıl takip ederlerdi?” Devletin ajansından emekli İrfan Kara yazdı.. Ya şimdi..

Hey gidi günler hey.
Seçim günü için günler haftalar öncesinde çalışmalara başlardık.
Neredeyse her sandık için görevli kaşe ücreti ile çalışan (büyük çoğunluğu üniversite öğrencisi) arkadaşlarımız olurdu.
İlçe seçim kurullarında (tüm bölgelerde) birebir oy birleştirme tutanakları muhabir arkadaşlarca izlenir, titiz kontroller sonrası önce bölge müdürlüklerine oradan da genel müdürlük seçim merkezine iletilirdi.
Seçim merkezinde ellerde hesap makinaları çok titiz çalışmalar sonrası yayına verilirdi.
Rakibimiz kendimizdik.
Trt ve iha’ya sonuçları verme konusunda fark atardık.
YSK sonuçları açıklandığında, bizim verdiğimiz seçim sonuçları ile arada, binde (nadir olsa da yüzde) ile telaffuz edilen farklar olurdu. Ve sevinç çığlıkları ile başarımızı kutlardık. İktidar olsun muhalefet olsun genellikle kutlanırdık.
Ne kavgalar verildiğine de (manipilasyon olmaması adına) şahit olan arkadaşlarımız vardır.
Ne oldu da o günlerden buğüne gelindi.
O onurlu, samimi, dürüst duruş unutulmaya yüz tuttu. Yanıt malum…
Bir arkadaşımızın dediği gibi “meze”, bir diğer arkadaşımızın dediği gibi “utanç tablosu” yaratıldı.
Ağabeylerimizden; ablalarımızdan öğrendiklerimiz yerle bir edildi.
Çalışanlar “takip edilen” değil ” takip eden” haline getirildi.
Daha 15-20 yıl öncesine kadar haber ve içerikleri konusunda ne kavgalarımız olurdu…
Ya şimdi..
bir ağabeyimizin dediği gibi “ajanstan emekliyim” demekten utanır olduk.
Yönümüzü karıştırdım… İleri miydi… Geri miydi…
Güzel günlerdi vesselâm.
Ama yine de yarın daha güzel olacak.

İrfan Kara

Kaynak: Facebook

Patreon üzerinden desteğinizi bekliyoruz.