‘Celal Güneşe Yürü’düğünde projemi yazdığım yıllardı

Celal - Mevlana - Murat Ceylan

Bir anı…

Celal Güneşe Yürü’düğünde projemi yazdığım yıllardı…

[ Celal – Mevlana ] karakterine istiklal caddesinde can vermiş; basında ve haber kanalların da yer almaya başlamıştım. Bir gece 03,00 civarı telefonum çaldı, telefondaki ses..

– Murat Ceylan beyle mi görüşüyorum?
– Evet, buyurun dedim…
– Efendim esin hanım, esin çelebi sizinle görüşmek istiyor, sizi uygun bir anda yeniden arayacağız. dedi. – Olur sevinirim. dedim; karşımdaki kişi telefon kapandı. Gecenin o saatinde gelen bu telefon sonrasında uykum kaçtı, kalktım bir kahve yaptım ve inceden bir heyecanla gelecek telefonu beklemeye başladım…

” Bu Bir Yaptırımdı “

Saat 04,00 oldu arayan yok, saat 08,00 oldu arayan yok, saat 11,00 oldu arayan yok… Saat 13.00 oldu arayan yok derken…. Saat 14,30 gibi telefonum çaldı; karşımdaki müthiş içten sesle merhabalaştık… Esin hanım olduğunu öğrendiğim kadın..

– Murat bey büyük dedemizi böylesine onure ettiğiniz için, içtenlikle teşekkür ederim, öncelikle rica ederim yardımcımın kusuruna bakmayınız, Abd ile Türkiye arasındaki saat farkını unuttuğu için sizi o saatte aradı, büyük dedemizin yasal varisçisi olarak; ona ait tüm eserleri seslendirmeniz ve projenizde kullanabilmeniz için, size özel bir vekaleti ABD İstanbul başkonsolosluğuna gönderdik, bu eşsiz çalışmanız için sonsuz başarılar diliyorum, dedi, selamlaştık, telefon kapandı.

“Bu erdemdi. ”

Ertesi gün büyükelçiliğe gittim, gelen evrakları teslim aldım, aynı gün trt haberde projemizi konuştuk, esin hanım yayına canlı bağlantı yaptı, bizlere başarılar diledi, canlı yayın sonrasında modacı dostum sema başaran’ın modaevinde kıyafet tasarımlarımızı bitirdik ve ilk çekimleri yine istiklal de yaparak, geç saatlerde evime döndüm. Bu sürecin 1 ay sonrasında başlayan şeb-i aruz törenlerinde o zamanlarda ününün zirvesinde olan bir tiyatrocunun da desteğiyle, ilk görselimizi ülke insanlarımızla paylaştık, bu ilk görsel düşündüğümden çok daha başarılı oldu, araya kültür bakanları, turizm bakanı, belediye başkanları vss vss vsss girdi, tüm istiklal caddesi milim milim projelendirildi, sponsorlar devreye girdi, cadde ışıklandırılmaya başlandı…. Yüzlerce yazışmanın, toplantının ardından tam tarih netleşti, dansçılar hazırlandı, gönüllüler hazırlandı, istiklaldeki tüm balkonlar kiralandı, tüm oteller rezervasyon almaya, maillerimiz yüzlerce başvuruyla dolmaya başladı derken….. Biz bu eşsiz projeyi yapamadık… Zira…

Emniyet istiklalde gösteriyi izleyecek ortalama 300 bin insanın güvenliğini sağlayamayız korkusuyla; bakanlık nezdinde proje için bize eyüp kapalı spor salonunu tahsis ettirdi… Manasız bir yer değiştirmeydi, tüm organizasyonu taşımak sorun değildi elbet, sorun olan; galata Mevlevihanesini taşımaktaydı…

Taşıyamadık..

Bu da bir kamu kurumunun göt korkusuydu.

Sevgilerimle… Murat Ceylan

Not: İstiklal prömiyeri yapılsaydı; bu gösteri dünyanın pek çok kentinde gösterime girecekti, ben sadece zaman ve biraz maddiyat kaybettim, ülkemizse çok değerli şeyler kaybetti.

Murat Ceylan