Türk askerleri Yunanları dinlemek için telefon hattı çekerken

Terimi kaldır: Türk askerleri Yunanları dinlemek için telefon hattı çekerken Türk askerleri Yunanları dinlemek için telefon hattı çekerken

Türk askerleri Yunanları dinlemek için telefon hattı çekerken

Terimi kaldır: Türk askerleri Yunanları dinlemek için telefon hattı çekerken Türk askerleri Yunanları dinlemek için telefon hattı çekerken

Büyük Taarruz: Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan ordularına karşı başlatılan, 26 Ağustos 1922 ile 18 Eylül 1922 tarihleri arsında süren bir bağımsızlık hareketidir.

Atatürk tarafından yurt çapında organize edilip, düzenli bir ordu haline getirilen güçler, İşgalci diğer ülkelere karşı etkili bir mücadele sergilemiş ve bu güçler bir şekilde ülkeyi terk etmişlerdir. Fakat işgal ettiği topraklarda bağımsız Rum devleti kurma hayali güden Yunanlılar terk etmemekte ısrar etmiş ve İzmir’i kuracakları devletin başkenti olarak ilan etmişlerdir. Bunun üzerine, Atatürk büyük bir risk alarak orduya Yunanlıların üzerine hareket emri verdi. Eğer Türk ordusu kaybederse Sevr Antlaşması hükümleri gereği Yunanlılar topraklarımıza ebediyen sahip olacaklar ve ideallerini gerçekleştirmiş olacaklardı. Bu sebeple sonucun mutlak galibiyet olması gerekti. İlk olarak Ankara’ya doğru hareket etmekte olan Yunan ordusunun önünün kesilmesi gerekmekte idi. İki ordu 23 Ağustos 1921 tarihinde Sakarya Nehrinin doğusunda karşı karşıya geldi.Türk ordusu Eskişehir ve Kütahya muharebelerinden yeni çıkmış yorgun ve donanımsız bir ordu olarak güç bakımından Yunan ordusunun çok gerisinde idi. Bunun bilincinde olan Atatürk  Askerine; Hattı Müdafaa yoktur. Sathı Müdafaa vardır. O satıh da bütün vatandır. Bu vatanın her toprağı kanla sulanmadıkça terk edilemez. Emrini vererek herkesin kanının son damlasına kadar vatanı savunması gerektiği mesajını yaymıştır.  Bu moralle Fevzi Çakmak Paşanın komutasındaki ordu 20 gün süren savaşın ardından 5700’ü şehit olmak üzere yaklaşık 40000 kişi zayiat vermesine rağmen Yunanlıları geri püskürtmeyi başarmıştır. Bu savaşın ardından Mustafa Kemal Paşa Mareşal ve Gazi unvanı aldı.

Büyük Taaruz

Yunanlıları geri kaçırmayı başaran orduda takip edecek güç kalmamıştı. Bunun üzerine halktan son bir özveri istendi. Son bir atımlık güçleri kalmıştı. Türk halkı bütün varını ortaya koydu. 200.bin Yunan askerine karşı toplam 185 kişilik bir ordu toplandı. Geriye kalan subaylarca hızlı bir eğitimin ardından, hızla Yunanın peşine düşüldü. 26 Ağustos 1922 akşamı Mustafa Kemal yanında Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü paşalarla beraber, Afyon Kocatepe’de ki yerini aldı ve sabah ezan sesiyle taarruz emrini verdi. 30 Ağustos 1922 tarihine kadar 4 gün süren çetin bir savaş yapıldı. Bu safhaya ” Başkomutanlık Meydan Muharebesi” adı verildi. Savaşın sonunda Türk ordusu büyük bir zafer kazandı. Mustafa Kemal ve fikir arkadaşları; ordunun İzmir’e doğru kaçan Yunan asker kalıntılarının peşine düşerek tamamen ortadan kaldırılması gerektiği kararı aldılar. Mustafa Kemal’in tarihi sözü olan;” Ordular İlk Hedefiniz Akdenizdir İleri” ile ordu Yunan askerinin peşine düştü. 1 Eylül 1922 tarihinde başlayan büyük takip, 18 Eylül 1922 tarihinde Yunan askerinin Balıkesir- Erdek  limanından ülkeyi tamamen terk etmesi ile son buldu. Türk ordusu İzmir valiliği binasına tekrar Türk Bayrağını çekti.

Bu zafer Türk ordusunun isimsiz kahramanları tarafından 15 gün gibi bir zamanda 450 kilo metre yolu yaya yürüyerek kazanılmış bir zaferdir. Atatürk’ün büyük zafer için dediği gibi; unutulmamalıdır ki genç Türkiye Cumhuriyetin temelleri burada atıldı. Ebedi hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçan şehit ruhları devletimiz ve cumhuriyetimizin Ebedi muhafızlarıdır. Ruhları Şad Olsun.