Öyle bir havada geldi ki..

Hakemin düdüğü duyulmadı bile.
Sağır eden bir gürültü İnönü’nün her yerinde.
Benim dudağımda ise
“Bekliyorum
Öyle bir havada gel ki,
Vazgeçmek mümkün olmasın” dizesi…
Gönlümüzde kıpır kıpır bir umut var tabii..
Bir güzel sonuç da böyle soğuk bir havada olsun..
Hakem de güzel olunca ilk 45 dakikanın nasıl geçtiğini kimsenin fark etmediği bir maç.
Porto’nun direnci 20-25’te kırıldı derken daha önceden çalışılmış bir duran top organizasyonu rakibe gol olarak geldi. Beşiktaş defansı bir kez adam kaçırdı bunun cezası da gol oldu.
Talisca ve Babel ilkyarı etkisiz derken Cenk’in rakibinden inanılmaz topu kurtarışı ve asisti geldi. Talisca’ya da boş kaleye gol atmak düştü.
Ancak böyle bir maçta hakemden özel olarak bahsetmemek hayata karşı haksızlık olurdu.
Düdüğü çaldığı gibi yürüyüp giden bir hakem, arkasına dönüp bakmayan,
sadece futbol oynatan bir adamdı. 

İlkyarı içinde Pepe’den sürekli uyarı alan Tosic ikinci yarı yerini Medel’e bıraktı.
İkinci yarı Babel’in üst direkte patlayan şutu ile Quaresma’nın vuruşu gol olsaydı Beşiktaş maçı çoktan kopartacaktı. Beşiktaşlı oyuncuların pas trafiği gerçekten futbol lezzetini nasıl yukarı çıkarttı herkes izledi.
Bir kez daha futbolseverler gördü ki, hakem top oynattı mı futbolun hem seyir hem heyecan zevki de böyle üst seviyeye çıkıyordu.
Hele hele böyle bir maçta Talisca ve Atiba tam gününde olsaydı rakibin belki de hiç şansı olmayacaktı. Talisca, Oğuzhan’a yerini bıraktığında artık maçla birlikte adrenalinin de zirve yaptığı anlardı. Quaresma vakit kazanmak için oyun dışına çıkartıldığında İnönü sesten yıkılıyordu çünkü, Beşiktaş Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkıyordu.
Ve Beşiktaş gecenin sonunda Orhan Veli’nin dizelerindeki gibi;
“Öyle bir havada geldi ki,
Vazgeçmek mümkün olmadı..”
Aslında ben böyle zafer anlarında hep bir adamı kıskanmışımdır. Hani şu “Mandayı söğüt dalına çıkartıp, yavrusuna sineğe kaptıran” adam var ya, işte onu..
Ben de bu gece ‘o adam gibi yaşayacağım ve ne içiyorsa da ben de ondan içeceğim..’(!)
Artık o adama imrenmiyorum,
çünkü bu gece mutluluktan onun gibi oldum…

Neyse OC yine kaçar anam babam..
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan Can…

Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi
22 Kasım 2017 Çarşamba

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/871022/Oyle_bir_havada_geldi_ki.html