Yıllarını Hürriyet Gazetesi’nde geçirmiş olan efsane gazeteci Cemil Özyıldırım facebook hesabından şunları yazdı: 

Hürriyet’te yüz kızartıcı olay !..

Hürriyet Gazetesinin tarihinde hiç görülmemiş, duyulmamış yeni bir olay, 71 yıllık köklü bir gazeteye kara bir leke olarak düşerken, gazetecilik mesleğinin bugün geldiği noktayı göstermesi bakımından da yüz kızartıcıdır. Bu olayı anlatmadan önce, 1948 yılında Sedat Simavi Hürriyet Gazetesini yayın hayatına sokarken, gazeteye neden Hürriyet adını verdiğine değinmek gerekiyor..
Bunun için Sedat Simavi’nin yayımladığı Yenigün dergisinde 1936 yılından itibaren çalışmaya başlayan, Hürriyet Gazetesinin logosunu hazırlayan, onun en yakın çalışma arkadaşı olan ve oğulları Erol ve Haldun Simavi’ye ‘’miras’’ olarak bırakılan rahmetli Tahsin Öztin gazetenin adının neden Hürriyet olarak konulduğunu şöyle anlatıyor:
‘’Hocam Sedat Simavi, gazetesinin adını meğer yıllarca önce düşünmüş. Ama onu, kıskanç bir sevgili gibi ağzına almaktan, duyurmaktan kaçınmış. 1948’de artık gönlündeki sırrı, ağzındaki baklayı çıkardı. Gazetemizin ismi Hürriyet olacak dedi. İnanın o zamana kadar, ben dahil hiç kimse, böyle bir ismi düşünememişti. Aklımızda bir takım isimler vardı. Ancak Hürriyet hiç yoktu. Vakit, Ulus, Cumhuriyet, Son Posta adları ile daha başka gazetelerde vardı ama, Hürriyet adı Simavi’nin aklına nereden gelmişti?
Daha ilk günlerden, dönemin ünlü gazetecileri, yazarları, edebiyatçıları böyle bir isime koştu.
Ahmet İhsan, Rahmi Karaca, Nihat Pınarlı, Hikmet Bil, Emin Karakuş, Feridun Bellisar, Ali Ersan, İbrahim Alaaddin Gövsa, Rakım Çalapala, Şükrü Kaya, Refik Halit Karay, Nihat Sami Banarlı, Hasan Bedrettin, Cevat Nizami, Vahdet Gültekin, Samih Tiryakioğlu, Ahmet İhsan, Selçuk Çandarlı, Necati Zincirkıran, Refik Halid, Sait Faik, Orhan Kemal, Aka Gündüz, Kerime Nadir, Faruk Nafiz Çamlıbel, Reşat Nuri Güntekin, Vahdet Gültekin , aklıma gelen ve Hürriyet’in çatısı altında toplananlardı. Sedat Bey, sonraki sohbetlerimizde Hürriyet ismini nasıl düşündüğünü şöyle açıkladı.
‘’Ben bu memlekette demokrasinin tahakkuku için çalışıyorum. Bu sebeple Hürriyet isimli bir gazeteye ihtiyacımız vardı.
Ne demek Hürriyet?, Özgürlük ve bağımsızlık demek. Biz de özgür ve bağımsız olmak için Hürriyet’in bayrağını taşıyacağız.
İstiyorum ki dünyada mevcut bütün Türk vatandaşlarımız, Hürriyet’i ellerine aldıkları zaman bu bayrağın etrafında birleşsinler.
Bu memleket Atatürk çocuklarının memleketidir ve onun hatırasını Hürriyet ebediyen yaşatacaktır.’’

Amiral gemisi su alıyor !.

Rahmetli Sedat Simavi’nin lügattaki anlamını ‘’Özgürlük’’ olarak tanımladığı Hürriyet, 1994’de işadamı Aydın Doğan’a, ondan da 2018’in Mart ayında Erdoğan Demirören’e satışından sonra, özgürlünü kaybeden gazete oldu. Satış töreninde Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan “Türk basınının amiral gemisini limana sağ salim getirdim. Diliyorum ki Demirören ailesi bu gemiyi uzun yıllar daha da büyüterek yola devam ettirecek” dedi.
Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili Yıldırım Demirören de “Şimdi büyük denizlere açılma vakti bizde. Bu yolculuğu hep birlikte yapacağımıza inanıyoruz” diye konuştu. Oysa her iki satışın arka perdesine bakılacak olursa, bir zamanların ‘’Amiral gemisi’’ bağımsızlığını, tarafsızlığını, özgürlüğünü, etkisini kaybetmiş, dümeni kilitlenip su alarak, meçhul bir kıyaya doğru sürüklenmeye başlamıştı.
Doğan Şirketler Grubu bünyesinde, Hürriyet Posta, Fanatik, Hürriyet Daily News gazeteleri yer alırken, Doğan Burda Grubu bünyesinde aralarında Ekonomist, Capital gibi dergilerin de yer aldığı 20 aylık ve 7 özel süreli derginin yanı sıra çeşitli periyotlarda toplam 80 yayın bu satışın içindeydi. Grubun ayrıca, CNN Türk, Kanal D, Blu TV ve DSmart ile dijital yayın platformlarının yanı sıra, dağıtım şirketi Yay-Sat da, Demirören Grubu’na satılmış oldu.

Evlere fesih tebligatları

Başkalarının Hürriyetini tanımayanlar, Hürriyet’e layık değildir.Şimdi gelelim, yazının girişinde belirttiğimiz ‘’Yüz kızartıcı’’ olaya:
Hürriyet Gazetesinde sorgusuz sualsiz işten çıkarmaların bir yenisi daha yaşandı. İşten çıkarılan 10 çalışana, evlerine gönderilen tebligatla haber verildi. Basın tarihinde bu şekilde bir iş akdinin feshi uygulaması duyulmuş, görülmüş bir uygulama değildi. Önceki gün işe gelen çalışanlardan bir kısmı, evlerine tebligat yapıldığını öğrendi. Evde yakını olmayanlar, muhtarlarda tebligatı aradı. İşten çıkarılma tebligatı alan 5 çalışan olduğu öğrenildi. Ev tebligatı ile işlerine son verilenler arasında, Çınar Oskay, İpek Yezdani, Sebati Karakurt, Kenan Başaran, İbrahim Yurtbay, Önder Öndeş, Dürdane Kırçuval, Serkan Ocak, Şebnem Turhan bulunuyor.
Çınar Oskay‘ın işten çıkarıldığını, haber için gittiği Golan Tepeleri’nde öğrendiği belirtildi.Diğer kişinin ise, kıdem tazminatı hakkı kazanmak için bir haftası kalan gazeteci olduğu öğrenildi.
Tebligatların ulaştığı isimlerin yanı sıra, kurumsal mail hesaplarına ve sisteme giremeyen isimler de bulunuyor. Mail hesabının kapatılmasıyla işten çıkarıldıklarını anlayanlar arasında Hürriyet Eklerden Seyahat eki Sorumlusu Banu Tuna, Aslı Barış, ana gazeteden Aydil Durgun, eğitim servisinden Esra Açıkgöz bulunuyor.

Tebligat gerekçesi de basit !..

Hürriyet gazetesi ev tebligatları ile ilgili gerekçesini de ortaya koydu. İş yerinde yapılan tebligatlarda, tebligatı alan bazı çalışanların, gazetede ‘’Fevri’’ hareketlerinin görüldüğü, iş disiplini ve çalışma huzurunu bozdukları dikkate alınarak bu uygulamaya gidildiği belirtildi. Odatv’nin gazete kaynaklarından edindiği bilgiye göre, işten çıkarılmalardan gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Vahap Munyar’ın ve servis şeflerinin de haberi olmadı. Evlere tebligat kararının 25 Ekim’de alındığı ve gerekçesinde “Yönetim Kurulu’nun işletmesel kararı” yazdığı anlaşıldı. Ancak iş akitleri feshedilenlerin alacakları tazminat miktarı da açıklanmadı.
Tebligat kanununda adrese tebligatı yasaklayan bir madde bulunmuyor. Ancak bunun için uyulması gereken şartlar da sıralanıyor. Buna göre kanunun 5. Maddesinin 2. fırkasında ‘’Aynı yerde bulunan merciler arasında, ya da bu mercilerde bulunan kişilere yapılması durumunda tebliğler, kendi memurları veya mahalli mülki idare amirinin emriyle kolluk vasıtasıyla yaptırılır. Memur vasıtasıyla tebligat yaptırılmasını gerektiren sebep tebligat evrakında gösterilir. Kolluk vasıtasıyla tebligat yaptırılabilmesi için, tebliği çıkaran merciin, sebebini de belirtmek suretiyle mahalli mülki idare amirine müracaat etmesi gerekir. Mahalli mülki idare amirinin emri olmadan kolluğa gönderilen tebliğ evrakı, gönderen merciye iade edilir. Acaba bu kanun şartlarına da uyuldu mu, henüz bilinmiyor..

Serkan Ocak@serkanocakkk
Gazetecilik hayatımda bunu da yaşamak varmış, mail hesabım kapatılınca Hürriyet’ten kovulduğumu öğrendim.
Özetle, kovuldum ey halkım unutma bizi…

Cemil Özyıldırım

Cemil yüreğine sağlık yanlız bu uygulama gazetenin yönetimin kısmen SEDAT simaviye geçtiği ama iradenin Yaşar eroğlunun olduğu 1990-1994 yıllarına iniyor döner kapıdan çıkarken personelin eline tutuşturulan işakdi fesih yazıları, hertürlü hakkın saklı kalacak yalanları sonrasında sabah geçilemeyen personel giriş turnikelerinde kalanlar… Aslında hürriyet personeli sarı öküzü TAŞARON MUCİDİ YAŞAR EROĞLUNUN UYGULAMALARI İLE KAPTIRDI SONUN BAŞKANGICI O GÜNLERE GİDER….ama 212 personeli Cafer yarkentin 1475 personeli sevgi Bostancıoğlunun Özcan Ertunç tarafında çıkarılışını protesto İÇİN istifasında unutmadık..

Yavuz Ada 

Bir döneme daha ışık tuttun Yavuz kardeşim. Yalnız o dönemi yaşamış bir insan olarak, iş akdi feshedilenlere gazete içinde tebligatları yapılır, muhasebede de tazminatları hesaplanırdı. Benim bu anlattığım olay ise, iş yerinde değil, evlere tebligat yapılmasıdır. Eroğlu zamanında anlattığın olaylar da oldu..

Cemil Özyildırım 

Bu haberi www.medyaradar.com sitesi ise şöyle verdi:

Gazete, çalışanlarına işten çıkarıldıklarını, evlerine posta yoluyla gönderdikleri tebligatla haber verdi. Bugün işe gelen çalışanlardan bir kısmı, evlerine tebligatın ulaştığını öğrendi. Evde yakını olmayanlar ise muhtarlarını arayarak tebligat sordu.

Odatv’nin edindiği bilgiye göre şu ana kadar işten çıkarılma tebligatı ulaşan çalışanlar var. Bunlar arasında Çınar Oskay, İpek Yezdani, Sebati Karakurt, Kenan Başaran, İbrahim Yurtbay, Önder Öndeş, Dürdane Kırçuval, Şebnem Turhan isimleri şu ana kadar belirlenen isimlerden bazıları.

Çınar Oskay’ın işten çıkarıldığını, haber için gittiği Golan Tepeleri’nde öğrendiği belirtildi.

MAIL HESAPLARI KAPATILANLAR OLDU

Tebligatların ulaştığı isimlerin yanı sıra, kurumsal mail hesaplarına ve sisteme giremeyen isimler de bulunuyor.

Mail hesabının kapatılmasıyla işten çıkarıldıklarını anlayanlar arasında Hürriyet Eklerden Seyahat eki Sorumlusu Banu Tuna, Serkan Ocak, Aslı Barış, ana gazeteden Aydil Durgun, eğitim servisinden Esra Açıkgöz bulunuyor.

Serkan Ocak durumu sosyal medya hesabından “Gazetecilik hayatımda bunu da yaşamak varmış, mail hesabım kapatılınca Hürriyet’ten kovulduğumu öğrendim. Özetle, kovuldum ey halkım unutma bizi…” ifadeleriyle duyurdu.

İşten çıkarılanların bir kısmının kurumsal mail hesabının kapatıldığı ve gazete sistemine giremediği öğrenildi.

İşten çıkarılanlardan kıdem tazminatı hakkı kazanmak için bir haftası kalan gazetecinin de olması, Hürriyet’in işten çıkarırken hesap yaptığını da gösterdi.