Hakan Denker

HAARP

Herkes sınır ötesine odaklanmışken, usul usul 3 tane deprem oldu Yalova açıklarında.
Hani şu 20 yıl önce yaşanan facianın fay hattı. 4.1 ardından 3.3 ve son olarak 3.4. Hepsi 1 saat içinde dakika aralıklarla oldu.

Biraz aşırı bir teori olacak ama, sınır ötesi operasyonun hemen sonrası özellikle İstanbul yakınında ve en son büyük depremin faili fay hattında olması, en rasyonel ve mantıklı beyinler için bile ağır bir tesadüf.

Doğal ya da suni, her halükarda olası bir senaryoda hem can hem de mal kaybında ülkenin kaldıramayacağı bir travma söz konusu. Savurulan göz dağı tehditlerin doğal süreçle gerçekleşmesi demek. Kimse kimseyi de suçlayamayacak, düşünsene…

Bilim ve çağdaşlığı yol haritası seçen toplumlarda, son 15 yıldır bu coğrafyanın yaşadıklarını deneyimleyebileceğini söylemek, akıl dışı bir söylem olur. Zira cümlenin başında kullandığım iki kelime, her topluma sağduyu ve odaklanacak daha insanı hedefler yerleştirecektir. Kendi ülkesini, kendi sistemini ayrıştırıp zayıflatmak gibi, toplumu cahilleştirmeye yönelik baskılar ve hurafeler yerine, gelişime yoğunlaşsaydık, dışarıdan gelecek her tür manüplasyona bağışıklık kazanacaktık.

Ama şimdi en doğal savunma hakkımıza sığınırkende, farklı yöntemlerle veya olası doğal! afetlere karşın bile, tamamen hazırlıksız, 7’den 70’e herkesi “Allah Korusun” gibi acziyet ifade eden soyut bir umuda mahkum etmiştir.

Teknolojiyi kullanma konusundaki yeteneğimizi, daha çağdaş ve bilimsel bir hayatı hedefleyerek teknoloji yaratan bir toplum olmak için kullanabilseydik keşke.

Boktan bir depreme karşı ve uluslararası yazılmış kuralları kullanma hakkımıza karşı tedirginlik hissetmek ne kadar acı değil mi?

DENKER

Hakan Denker