Ergenekon, hurda araba, kediler ve aile albümleri.. Ergenekon kumpasının CIA – FETÖ ve diğer yerli iş birlikçi hainler tarafından TSK’nın en değerli subayları bir bir tutuklanıyordu. İşte o günlerde.. Burak Ersemiz yazdı.. (Fotoğrafa dikkat)

ERGENEKON, HURDA ARABA, KEDİLER VE AİLE ALBÜMLERİ….

Ergenekon kumpasının CIA – FETÖ ve diğer yerli iş birlikçi hainler tarafından bir örümcek ağı gibi örüldüğü günlerdi. TSK’nın en değerli subayları rütbe fark etmeksizin gözaltına alınıyor ardından bir bir tutuklanarak Silivri zindanlarına atılıyordu.

Kimin ne zaman neden alındığı ve hakkındaki delilerin ne olduğu bilinmeden mahkumiyete dönen tutukluluk günlerinin daha başıydı.

Eşlerimizin arkadaş olması sebebi ile gıyabında tanıdığım bir subay arkadaşımız geldi ve içinde bulunduğu durumu hemen hemen şu sözlerle aktardı.

“Ne zaman alınacağımız ne kadar içeride kalacağımız belli değil.
Bir çok arkadaşımız tutuklandı.
Evleri basıldığında evler talan ediliyor.
Ne düğün fotoğraları ne evladınızın sünneti ne kızınızın ilkokul başladığı günün fotoğrafı ne de ölmüş annenizle çekilmiş bir video…
Her şeyi delil diye alıp götürüyorlar.
Suç ve suç unsuru bulunmayan video, cd, kaset ve fotoğrafların çoğu şubede çöplere gidiyor.
Anılarınızı çöpe atıyorlar.
Atmasalar da ben ailemin çocuklarımın fotoğraflarına böyle şerefsiz gözlerin bakmasını istemiyorum. “ dedi ve ekledi. “aklına hiç bir şey gelmesin istersen tek tek izleyelim.Lütfen bunlar sende dursun. Anılarımı güzel günlerimi teslim ediyorum sana belki bir gün geri alırım senden ama onların eline geçmesini istemiyorum. “

Tabi ki kabul ettim hem de “izlemeye gerek yok” diyerek.
Şerefli bir Türk subayının söylediklerine kuşku ile asla bakmam ve bakamam.
Subay arkadaşın getirdiği paketi hiç açmadan aldım..
Eve koymak o günler için sakıncalıydı.
Gazeteciler de alınıyordu..
Arkadaşım Vedat Yenerer benim de evimde bulunan birkaç savaş anısı boş kovan ve görevli gittiğimiz yerlerde çekilmiş fotoğraflar delil kabul edilerek tutuklanmıştı.
Apartman otoparkında benim üzerime kayıtlı olmayan bir hurda otomobil vardı.
Camları aralık bırakıyordum ki kediler kışları içinde yaşıyordu.
Rahmetli Kayınpederime aitti.
Subay ailesinin en “özel” anılarını içeren küçük paketi o arabanın bagajında sakladım.

Birdi iki oldu iki idi üç oldu…
Bir şekilde duyan başka subay arkadaşlarda en özel hatıralarını bana yani “hurda arabaya” teslim ettiler.
Üstelik beni tanımıyorlardı. Bir çay içmişliğimiz bile yoktu…

Kediler ve anılar hurda arabada iki yada üç yıl birlikte yaşadılar.
Nemden zarar görmesin diye gerekli tüm önlemleri almıştım.
Onları arabada tutmamın nedeni “korku” değil üç subayın emanetini kirli ellere kem gözlere kaptırmamaktı.
Olası bir durumda beni de alsalar tek üzüleceğim kendi arşivimin ele geçmesi değil teslim aldığım o “emanetlerin” kötü gözlerin gölgesinde kalması.. Ve çöplerde yok olmasıydı.

Ve iki üç sene sonra arkadaşlar tek tek gelerek aldılar anılarını…

Ergenekon kararını duyunca o günleri hatırladım.
O hurda arabanın tek kare fotoğrafı yoktu ama bir ihtimal diyerek bugün google earth e girdim..

Oradaydı hurda araba orada duruyordu Opel Vectra…
Ve fotoğrafın çekildiği tarihte “emenatler de” bagajdaydı..

Tüm kumpas mağdurlarına şükranlarımla… 
#ergenekon #silivri #kumpas #adalet

Burak Ersemiz

 

Patreon üzerinden desteğinizi bekliyoruz.