Cumhuriyet’in fedakâr sopranosu.. Deniz Kartalı Gökhan Karakaş, büyük bağışçı 92 yaşındaki Jale Erkut’un Darüşşafaka’da eğitim gören öğrencileri ziyaretini yazdı

Cumhuriyet’in fedakâr sopranosu

Türkiye’nin ilk dramatik sopranolarından 92 yaşındaki Jale Erkut’u, Cumhuriyet’in 94. yılında, bağışçısı olduğu Darüşşafaka’da eğitim gören öğrenciler ziyaret etti..
Gökhan Karakaş / İstanbul / Milliyet Gazetesi
Türkiye’nin ilk dramatik sopranolarından, devlet sanatçısı, tiyatro yazarı ve eleştirmeni, Fransızca kitap çevirmeni Jale Erkut… 92 yaşındaki Erkut, Türkiye’nin geleceğini kuracak nesillerin iyi eğitim alması için büyük fedakârlık yapan bir Cumhuriyet kadını. Bağışçısı olduğu Darüşşafaka’da eğitim alan öğrencilerle buluşan Erkut “Ben Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in kadınıyım. Gençlerin geleceğe umutla bakması en büyük ödül” dedi.
İstanbul hanımefendisi
İstanbul’da doğan Jale Erkut, Özel Fransız Notre Dame De Sion Lisesi’nden mezun olduktan sonra edebiyat fakültesinde tiyatro eğitimi aldı. Eğitimini Paris’te müzik, drama ve tiyatro üzerine sürdürüp, Türkiye’nin ilk dramatik sopranolarından biri oldu. Müzisyen ve hukukçu Necati Erkut ile evlenen Jale Erkut, İstanbul ve Ankara Devlet Opera Balesi’nde sahne aldı. 30 yıl önce devlet sanatçılığı unvanı verilen Erkut, iki çocuk ve bir torun sahibi oldu. Mal varlığının bir bölümünü, 1863 yılından beri binlerce yetim ve öksüz çocuğun eğitim ihtiyacını karşılayan Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağışlayan Erkut çifti, 20 yıl önce Yakacık’taki huzurevine yerleşti. Beş yıl önce eşini kaybeden Jale Erkut, Cumhuriyet’in 94’üncü yıldönümünü çok sevdiği öğrencilerle buluşarak kutladı.
Darüşşafaka’lar artmalı
Sanatçı, “Eşim Necati Erkut ile pek çok ülke gezip modern Türk sanatını gururla tanıttık. 20 yıl önce eşimle İsviçre Lozan’dayken  ömrümüzü yeşillikler içinde tamamlamak istediğimizi konuştuk. Bunu yaparken Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in bize yüklediği görevi yerine getirmek ve çocukların geleceğe umutla bakmasını istedik. Ben bir Cumhuriyet kadınıyım. Cumhuriyet’in kazandırdıklarının karşılığını bir parça da olsa çocuklara verebilirsem ne mutlu bana. Çocukların karamsarlığa sürüklenmeden hayata bağlanması, bize en büyük ödül oldu. Darüşşafaka gibi cemiyetlerin çoğalması gerekiyor. Çocuklar çok iyi yetiştiriliyor. Bağışçıların artması demek daha çok çocuğun okuması demek. Karamsarlığa yer yok. Atatürk bizi bunun için yetiştirdi” dedi.‘Biz de öğrencilere yardım edeceğiz’Darüşşafakalı öğrenciler de huzurevi ziyareti sırasında duygulu anlar yaşadı. Darüşşafaka’ya Niğde’den gelen Mukaddes Çiftçi (13) “Bizim okumamız için huzurevinde kalanların elini öpmek bana gurur verdi” dedi.
Furkan Küpçü ise “Okulumuzun sıcak ortamını bize sağlayan büyüklerimiz sayesinde geleceğe umutla bakıyoruz” diye konuştu. Edirne’den gelen Sıla Arda (14) “Ben de büyüyünce okuyamayan çocuklara yardım edeceğim” dedi. Diyarbakır’dan gelen Furkan Aslantaş (13) da duygularını, “Uçak mühendisi olduğumda, Jale anneannem gibi insanların fedakârlıklarını herkese anlatacağım” diyerek dile getirdi.
Kaynak: Milliyet Gazetesi