carpe diem… Anı Yaşa… Yarın da gelip geçecek; dün olacak!

Horatius

Quintus Horatius Flaccus ya da Horace 8 Aralık MÖ 65 – 27 Kasım MÖ 8,
Antik Roma şairi.

Anlatılan senin hikayendir.
Orijinali: De te fabula narratur.

Günü yakala, olabildiğince az güven yarına.
Orijinali: Carpe diem, quam minimum credula postero.

İnsan sürüsünden nefret ediyorum ve uzak duruyorum
Orijinali: Odi profanum vulgus et arceo.

Şiirlerinden örnek

Günahtır alınyazısını kurcalamak,
Yıldız fallarına güvenmek, Lekenoe;
Başa ne gelirse katlanmak, en iyisi.
Kayaları kemiriyor Tiren denizi;
Belki yeryüzünde bu sonuncu kışımız,
Belki yaşanacak yıllar var önümüzde;
Bilgeliği elden komamak, en iyisi.
Mademki sonumuz ölüm, şarabını süz,
Uzak umutlara bel bağlamaya gelmez;
Konuşurken bile ömürden eksiliyor,
İnan ki gününü gün etmek, en iyisi.

Çeviri: Oktay Rifat

Fildişi, mermer, Etrüsk heykelcikleri, resimler,
Gümüş eşyalar ve urbalar, Gaetulya moruyla-
Boyanmış, Çoğu mahrumdur bunlardan
Ve kimileri de hiç aramaz bunları.

Yergileri MÖ 35 ve MÖ 30

  • Quamquam ridentem dicere verum quid vetat? Ut pueris olim dant crustula blandi doctores, elementa velint ut discere prima.
    • Bir kimseyi gülümseyerek doğruyu söylemekten alıkoyan nedir?
    • Kitap I, yergi i, mısra 24
  • Inde fit ut raro, qui se vixisse beatum
    dicat et exacto contentus tempore vita
    cedat uti conviva satur, reperire queamus.

    • Mutlu bir yaşam sürdüğünü söyleyebilen birini pek ender bulabiliriz,
      Ve yaşamı dolu dolu yaşayan kişi, dünyadan hoşnut bir konuk gibi ayrılır.
    • Kitap I, yergi i, mısra 117.
  • Non satis est puris versum perscribere verbis.
    • Bir araya getirmek yeterli olmuyor
      Özenle seçilmiş ve özenle sıralanmış sözcükler gerekiyor.
    • Kitap I, yergi iv, mısra 54
  • Nil sine magno
    vita labore dedit mortalibus.

    • Yaşam, biz ölümlülere çok çalışmaksızın hiçbir şey bahşetmez.
    • Kitap I, yergi ix, mısra 59.
  • Ille sinistrorsum, hie dextrorsum abit : unus utrique
    Error, sed variis illudit partibus.

    • Bu sağa, şu da sola doğru ayrılan,
      Ve hepsi yanlış ama farklı yönlerden.
    • Kitap II, yergi iii, mısra 50
  • Heu, Fortuna, quis est crudelior in nos
    Te deus? Ut semper gaudes illudere rebus Humanis!

    • Ey Talih Tanrısı, göksel güçlerin en gaddar olanı,
      Bizlerin zavallı yaşamlarına niye böyle oyun yaparsın?
    • Kitap II, yergi viii, mısra 61
  • Dum licet, in rebus jucundis vive beatus;
    Vive memor quam sis aevi brevis.

    • Öyleyse iyiliği seç, hoşnutluğun yapabilecek olduğundadır;
      Kısa bir yaşamda, bir tek günü yitirmek hata olurdu.
    • Kitap II, yergi viii, mısra 96
  • Başla, cesur ol ve bilgece davranmaya cüret et!
  • Bir resim sözsüz bir şiirdir.
  • Çalışarak edindiğin gururuna sahip çık.
  • Ders çalışmayı yarına bırakan öğrenci; yolunda bir ırmağa rastlayıp da akıp geçmesini bekleyen insana benzer, ırmak hiç durmadan akıp gider, o hala bekler.
  • Dertlerden nasıl kurtulmalı, dertlere nasıl katlanmalıyız?
  • Doğruluk adaletin kardeşidir.
  • Dün geçti, yarın gelmedi, öfkelenme, sakin ol.
  • Dünya yerle bir olsa, yiğitçe katlanır yıkılmasına.
  • Düşünme, sadece yap.
  • En iyi zırh hedeften uzak durmaktır.
  • Gerçeği gülerek söylemekten beni ne alıkoyabilir.
  • Gerçeği teslim etmekte özgürüz.
  • Gözlerinde çipil olan, tabloyu, dizlerinde damla olan, hamamı ne yapsın?
  • Güne sarılın ve yarına mümkün olduğu kadar az güvenin.
  • Her açıdan bakıldığında hiçbir şey güzel değildir.
  • Her eski şiir azizdir.
  • Her ne öğütlersen, kısa olsun.
  • Hiç birimiz kusursuz değiliz. En iyimiz en az kusurlu olanımız.
  • İşler şimdi ters gidiyorsa, daima öyle olmayacaktır.
  • İyileşmemiş yaralarını saklamak aptallara özgü bir hatalı ayıptır.
  • Kalem, aklın dilidir.
  • Konu iyice göz önüne getirilmişse sözcükler başarısız değildir.
  • Korku içinde yaşayan kişi asla özgür değildir.
  • Kulaklarımızla duyarak öğrendiklerimiz; güvenilir bir göz ile elde edilenden daha az etkilidir.
  • Miden iyi, ciğerlerin ayakların sağlamsa; kralların hazineleri, seni daha fazla mutlu edemez.
  • Ne yorarsın zayıf ruhunu
    Sonu gelmez planlarla.
  • Öfke, kısa süreli deliliktir.
  • Öyleyse kimdir özgür olan? O kendini kontrol edebilen bilge kişidir.
  • Sadece kitaplardan edinilen bilgelik, bilgelik değildir.
  • Şimdi için iyi bir değer oluştur.
  • Yaptığın işin arasında, sürekli düşün ve danış bilgelere
    Yaşamını ılıman geçirmek için ne yapman gerektiğini
    Yönlendirmesin ve ezmesin diye seni,
    Ne doymak bilmeyen hırs
    Ne de yararsız şeylere duyduğun merak ve umut.
  • Yaşam çoklukla bir beklentiler durumudur.
  • Yaşamdaki en büyük ders aptalların bile bazen haklı olabileceğidir.
  • Zaman gizli olan her ne olursa olsun onu ışığa kavuşturur; o örtüyü kaldırır ve şu an ihtişam içinde parıldayanı yok eder.

Odlar MÖ 23 ve MÖ 13

Bronzdan daha kalıcı bir anıt meydana getirdim.
  • Vitae summa brevis spem nos vetat inchoare longam.
    • Yaşamın kısa halatı uzak mesafeli ümitler hedeflemeyi bize yasaklar.
    • Kitap I, od iv, line 15.
  • Nil desperandum…
    • Umutsuzluk, asla.
    • Kitap I, od vii, mısra 27.
  • Permitte divis cetera.
    • Başka her şeyi tanrılara bırak.
    • Kitap I, od ix, mısra 9.
  • Dum loquimur, fugerit invida
    Aetas: carpe diem, quam minimum credula postero.

    • Biz konuşurken bile gaddar zaman kayar gider.
      Günü kavra, bir sonraki güne olabildiğince az güven.
    • Kitap I, od xi, mısra 7.
    • Değişik çevirisi: Konuşmakta olduğumuz an içinde bile,
      kıskanç zaman kendini uzaklara sürükler,
      Günü kavra, yok denecek kadar az güven yarına.
  • O matre pulchra filia pulchrior
    • Zarif bir annenin daha zarif kızı!
    • Kitap I, od xvi, mısra 1.
  • Nunc est bibendum, nunc pede libero
    pulsanda tellus.

    • Şimdi içme zamanı, şimdi yeryüzü üzerinde özgürce
      dans etme zamanı.
    • Kitap I, od xxxvii, mısra 1.
  • Aequam memento rebus in arduis
    servare mentem.

    • Dar zamanda, sonsuz bir aklı hatırında tut.
    • Kitap II, od iii, mısra 1.
  • Virginibus puerisque canto.
    • Bakireler ve genç erkekler için söylüyorum.
    • Kitap III, od i, mısra 4.
  • Aequa lege Necessitas
    Sortitur insignes et imos;
    Omne capax movet urna nomen.

    • Ölüm değersiz kişiyi gurur içindeyken bulur;
      Külleri biriktiren ölü semaverinde her kişi için bir yer bulunur.
    • Kitap III, od i, mısra 14
  • Dulce et decorum est pro patria mori.
    • Bir kişinin ülkesi için ölmesi tatlı ve onurludur.
    • Kitap III, od ii, mısra 13.
  • Si fractus illabatur orbis,
    impavidum ferient ruinae.

    • Eğer dünya çatırdasa ve üzerine yıkılsa onun
      Çarptığında yine de korkusuz bulurdu onu.
    • Kitap III, od iii, mısra 7.
  • Vis consili expers mole ruit sua.
    • Bilgeliği bulunmayan güç kendi ağırlığından çöker.
    • Kitap III, od iv, mısra 65.
  • Crescentem sequitur cura pecuniam,
    Maiorumque fames.

    • Para arttığında, özen onu takip eder ve daha fazlası için açlık çeker.
    • Kitap III, od xvi, mısra 17.
  • Magnas inter opes inops.
    • Bir yoksul ki varlığın ortasında.
    • Kitap III, od xvi, mısra 28.
  • Ille potens sui
    laetusque deget, cui licet in diem
    dixisse “vixi: cras vel atra
    nube polum pater occupato
    vel sole puro.”

    • Yaşamı boyunca kendisine hakim ve mutlu olan o kişi her gün diyebildi ki: “Ben yaşadım: Yarın belki siyah bulutlarla kaplı bir gökyüzü olacak ya da bulutsuz bir gün ışığı.”
    • Kitap III, od xxix, mısra 41.
  • Exegi monumentum aere perennius
    • Bronzdan daha kalıcı bir anıt meydana getirdim.
    • Kitap III, od xxx, mısra 1.
  • Pulvis et umbra sumus.
    • Bizler toz ve gölgeden başka bir şey değiliz.
    • Kitap IV, od vii, mısra 16.
  • Vixere fortes ante Agamemnona.
  • Cesur insanlar Agamemnon’dan önce yaşadılar.
    • Kitap IV, od ix, mısra 25.

Kitapçıklar MÖ 20 ve MÖ 14

Herhangi bir temel üzerinde söz verilmiş bir ittifakın üzerinden geçmem; fırtınanın beni buna sürüklediği yerde sağlam bir barınak için dönerim.

Kusurdan uzaklaşmak erdemin; ahmaklığı başından def etmek ise bilgeliğin başlangıcıdır.

Günü yakala, olabildiğince az güven yarına.
  • Nullius addictus iurare in verba magistri,
    quo me cumque rapit tempestas, deferor hospes.

    • Herhangi bir temel üzerinde söz verilmiş bir ittifakın üzerinden geçmem; fırtınanın beni buna sürüklediği yerde bir barınak için dönerim.
    • Kitap I, kitapçık i, mısra 14.
  • Virtus est vitium fugere et sapientia prima
    stultitia caruisse.

    • Kusurdan uzaklaşmak erdemin; ahmaklığı başından def etmek ise bilgeliğin başlangıcıdır.
    • Kitap I, kitapçık i, mısra 41.
  • Nos numerus sumus et fruges consumere nati.
    • Rakamlardan başka bir şey olmayan bizler, kaynakları tüketmek için doğduk.
    • Kitap I, kitapçık ii, mısra 27.
  • Dimidium facti qui coepit habet; sapere aude;
    incipe!

    • Başlayan kişi yarım bitirendir. Bilgece cesaret et, başla!
    • Kitap I, kitapçık ii, mısra 40.
  • Semper avarus eget.
    • Açgözlü kişi daima ister.
    • Kitap I, kitapçık ii, mısra 56.
  • Ira furor brevis est: animum rege: qui nisi paret imperat.
    • Öfke anlık bir deliliktir: Öyleyse hırsınızı kontrol edin ya da o sizi kontrol eder.
    • Kitap I, kitapçık ii, mısra 62.
  • Inter spem curamque, timores inter et iras,
    Omnem crede diem tibi diluxisse supremum:
    Grata superveniet quae non sperabitur hora.

    • Bırak ümitler ve üzüntüler, korkular ve kızgınlıklar olsun,
      Ve düşün ki her doğan gün göreceğin sonuncu olacak;
      Öngöremediğin o an seni selamladığında
      İki kat keskin bir zevkle gelecek.
    • Kitap I, kitapçık iv, mısra 12
  • Omnem crede diem tibi diluxisse supremum.
    grata superveniet, quae non sperabitur hora.

    • Kendi kendine, her günün sonuncu olduğunu düşün; geçirdiğin saat bir daha bir hoş geldin demek üzere ileriye gitmeyecek.
    • Kitap I, kitapçık iv, mısra 13-14.
  • Naturam expellas furca, tamen usque recurret.
    • Doğayı tırpanla kovabilirsin, o yine de çabucak geri gelecek.
    • Kitap I, kitapçık x, mısra 24.
  • Caelum, non animum mutant, qui trans mare currunt.
    • Gökyüzü, bir ruh değil ki, değişebilirler mi; o denizi aşıp geçenler.
    • Kitap I, kitapçık xi, mısra 27.
  • Pauper enim non est, cui rerum suppetit usus.
    si ventri bene, si lateri est pedibusque tuis, nil
    divitiae poterunt regales addere maius.

    • İşe yarar yeterince eşyası olanlar yoksul değildir. Karnın tok; gövden ve ayakların sağlıklıysa kralların serveti dahi sana daha fazlasını veremez.
    • Kitapk I, kitapçık xii, mısra 4.
  • Sedit qui timuit ne non succederet.
    • Korkan o kişi durgunluk içinde oturmayı başaramayacak.
    • Kitap I, kitapçık xvii, mısra 37.
  • Semel emissum volat irrevocabile verbum.
    • Bir sözün unutulmasına bir kez izin verildiğinde o bir daha hatırlanamaz.
    • Kitap I, kitapçık xviii, mısra 71.
  • Qualem commendes, etiam atque etiam aspice, ne mox incutiant aliena tibi peccata pudorem.
    • Önerdiğin kişiye her yönden tekrar ve tekrar bak,
      O kişinin kusurları senin ayıbın olacağı için.
    • Kitap I, kitapçık xviii, mısra 76
    • Değişik çevirisi: Önerdiğin kişinin karakterini dikkatle incele,
      Onun kabahatleri senin ayıbın olmasın diye.
  • Nam tua res agitur, paries cum proximus ardet.
    • Komşunuzun duvarı yandığında bu sizi ilgilendirir.
    • Kitap I, kitapçık xviii, mısra 84.
  • Interdum volgus rectum videt, est ubi peccat.
    • Dünyanın doğru gördüğü zamanlarda, ama; çoğu zaman dünya yanlış yöne gider.
    • Kitap II, kitapçık i, mısra 63.
  • Singula de nobis anni praedantur euntes.
    • Yıllar her geçişlerinde bizi bir diğerine daldırır.
    • Kitap II, kitapçık ii, mısra 55.
  • Natales grate numeras?
    • Doğum günlerini şükranla sayıyor musun?
    • Kitap II, kitapçık ii, mısra 210.
Dağlar didinmekte olacak ve gülünç bir fare doğuracak.
  • Brevis esse laboro,
    obscurus fio
    .

    • Özlü olmaya çalışırken
      anlaşılmaz oldum.
    • Mısra 25.
  • Si vis me flere, dolendum est
    primum ipsi tibi.

    • Eğer benim gözyaşı dökmemi istersen, sen kendin
      İlk önce acı duymalısın.
    • Mısra 102.
  • Difficile est proprie communia dicere.
    • Özellikle evrensel konuşabilmek zordur.
    • Mısra 128.
  • Parturient montes, nascetur ridiculus mus.
    • Dağlar didinmekte olacak ve gülünç bir fare doğuracak.
    • Horatius bu dizede kahramanlık işlerinin tatsız sonuçları ile alay etmekte ve aynı zamanda Ezop’un Dağ İşe Koyuldu adlı fablına gönderme yapmaktadır. Shakespeare’in Kuru Gürültü adlı oyunu da benzer bir konuyu işlemektedir.
    • Mısra 139.
  • Sunt delicta tamen quibus ignovisse velimus.
    • Bazı hatalar bağışlayıcılık talep edebilir.
    • Mısra 347
  • Mediocribus esse poetis Non homines, non di, non concessere columnae.
    • Şiirlerde bayağılık ne insanlar, ne tanrılar ne de kitap satıcıları tarafından hoş karşılanmaz.
    • 372 ve 373. mısralar
  • Nee satis apparet, cur versus factitet.
    • Biri biliyor nedendir bu belâ, O’na gönderildi sevgiyle oluşturulan bu mısra.
    • Mısra 470

Kaynak Vikipedi

Horatius