Bu fotoğraf Fotoğrafçı Yusuf Barutçu tarafından çekildi

Bu fotoğraf Fotoğrafçı Yusuf Barutçu tarafından çekildi. Sirius Takımyıldızı, Orion Takımyıldızı ve Venüs uzun süre sonra ilk kez görüntülendi.

YILDIZLAR BİZE BİR ŞEY Mİ ANLATMAK İSTİYOR?

Gökyüzünün en parlak yıldız sistemlerinden Sirius Takımyıldızı, yüzyıllardır toplumların mitolojilerinde kendine yer edinmiştir. Uzay çağıyla birlikte çift gezen olduğu keşfedilen Sirius, tüm gizemini korumaya devam ediyor.

Fotoğrafçı Yusuf Barutçu’nun, Hatay sahilinden kadrajına yansıyan bir fotoğraf ile gökyüzünde Sirius Takımyıldızı, Orion Takımyıldızı ve Venüs’ün tüm çıplaklığı ile dünyaya göz kırptığı anlar ölümsüzleşti.

SİRİUS TAKIMYILDIZININ GİZEMİ

Sirius, gökyüzünün ihtişamlı mücevheri. Gece gökyüzünün en parlak yıldızı olan Sirius, özellikle UFO hikayelerinde baş rolü oynuyor. Bunun sebebi ise gökyüzünde çok parlak bir şekilde rahatça görülebilmesi ve bu parlaklığın “çok çok yakın” algısı uyandırması. Halbuki Sirius, 8.6 ışık yılı mesafe ile, Güneş’e yakınlık bakımından yedinci sıradaki yıldız.

Kozmik Anafor’un derlediği bilgilere göre, parlaklığı nedeniyle çok dikkat çekici olduğu için, Ufo hikayelerinde insanları inandırabilmek adına bolca kullanılıyor. Benzer biçimde, Vega, Betelgeuse gibi yıldızlar da parlak ve dikkat çekici olduklarından benzer uydurma hikayelere konu ediliyorlar.

Kış aylarında doğrudan göze çarpan Sirius, Orion (Avcı) Takımyıldızını takip eden Canis Major (Büyük Köpek) takım yıldızının alfa yıldızı. Ufka daha yakın bir konumda yer alıyor. Avcının kemerinde yan yana dizilmiş olan 3 yıldızın (Alnitak, Alnilam ve Mintaka) hemen arkasından gelir.

Kuzey yarımküreden görülebilen en parlak yıldız olan Sirius, tekil değil, bir çift yıldız sistemi aslında. Parlak olanı alfa yada A daha sönük olan ise beta yada B olarak isimlendirilir. Sistem, Sirius A adı verilen normal bir yıldız ve Sirius B isimli bir beyaz cüceden oluşuyor.

Eski uygarlıkların kültürlerinde büyük yer edinmiş olan Sirius, mevsim geçişlerinde, gemicilerin pusulalarında ve mitolojilerde de bol bol kullanılmıştır.  Mavimsi beyazımsı bir yıldız olmasına karşın atmosferimizdeki etkileşimler sebebiyle sürekli göz kırpar ve hafif renk değişimi algısı yaratır.

Sirius bir çift yıldız sistemi demiştik. 1800 ‘lerin ortalarında Sirius A yıldızını inceleyen astronomlar, yıldızın hareketinin hafif bir salınım yaptığını gördü. Böylesi periyodik salınımlar, yakın kütleye sahip yıldız çiftlerinin birbirlerinin çevresinde dönüşü nedeniyledir. Böylece Sirius A’ nın görünmeyen bir bileşeni olduğu sonucuna varıldı.

Sirius – orion

 

Sirius B olarak isimlendirilen bu bileşenin keşfi, ilk olarak teleskopla değil, aksine matematiksel hesaplamalarla ortaya konulmuştur. Daha sonra teleskoplarla yapılan detaylı gözlemlerle bu bir bileşen yıldızın varlığı kesinleşti. Şu an üçüncü bir bileşenin daha olduğu düşünülse de henüz kesinleşmemiştir. Sirius A çok parlak bir yıldız (görünür kadiri -1.47) olmasına karşın Sirius B çok çok sönüktür (görünür kadiri 8.44) ve gözle görülemez.

SİRİUS YILDIZ SİSTEMİ

Sirius A, yaklaşık iki Güneş kütlesinde, Güneş’in çap olarak yaklaşık 1.7 katı büyüklükte deli dolu bir yıldızdır ve ömrünü tamamlamasına sadece 500-600 milyon yıl kadar kalmıştır. 9 bin santigrat dereceyi aşan yüzey sıcaklığıyla, Güneş’ten 25 kat daha fazla enerji yayar.

Şu anki kütlesine bakılarak yapılan hesaplara göre, başlangıç kütlesi yaklaşık beş güneş kütlesine sahip bir yıldızın anakol evresini tamamlayıp öldükten sonra geride kalmış olan çekirdeğidir Sirius B yıldızı. Artık enerji üretemeyen bu ölmüş yıldız çekirdeklerine beyaz cüce deniliyor.  Ayrıca keşfedilen ilk beyaz cücedir.

Şu anki kütlesi Güneş’in yaklaşık %97’si kadardır. Yüzey sıcaklığı ise yaklaşık 25 bin santigrat derecedir, yani Güneş’ten çok çok fazladır. Ancak, nedereyse Güneş kütlesine sahip olmasına ve böylesi büyük bir yüzey sıcaklığı ile çok parlak olsa da, yaydığı toplam ışınım günü Güneş’in sadece 0.0024’ü kadardır. Çünkü, bir beyaz cüce olduğu için çapı neredeyse Dünya kadar küçüktür.

Sirius A ile ortak bir kütleçekim merkezi etrafında yaklaşık 50 yıllık bir yörünge periyoduna sahip olan Sirius B’nin görkemli yıldız günlerinin çok kısa sürdüğü biliniyor. Kütlesi fazlasıyla büyük olduğu için maalesef sadece 150 milyon yıl kadar parlayabilmiş, daha sonrasında dış katmanlarını uzaya salarak bugünkü haline gelmiştir. Sirius sisteminin oluşmasının üzerinden geçen 150 milyon yılın ardından Sirius B bir kızıl dev yıldıza dönüşmüş, bu sırada ortalıkta ne var ne yok silip süpürmüştür.

Bugün yaklaşık 250 milyon yaşında olan Sirius sisteminin ilk 150 milyon yılını birbirine çok yakın A ve B yıldızlarının çılgın attığı bir dönem olarak nitelemiştik. Daha açık ifade etmek gerekirse, bu ilk 150 milyon yılda yaşananlar; değil burada yaşam oluşması, yaşama izin verebilmesi muhtemel gezegenlerin, henüz yolun başındayken kavrulup yok olması için yeterlidir.

Çünkü Sirius B yıldızı ölmeden önce bir kırmızı dev yıldıza dönüşmüş, Güneş’in yaydığının binlerce katı enerji yayarak sistemdeki herşeyi kavurmuştur.

Kaynak Yeniçağ: Bu fotoğraf dün gece Hatay’da çekildi

Patreon üzerinden desteğinizi bekliyoruz.