Asım Güneş ve Hürriyet ekibi

Asım Güneş yazdı

Yeni patron döneminde yaşananlar Aydın Doğan ve Ertuğrul Özkök döneminde yıllarca yaşandı..

Hürriyet Gazetesi’nde yıllarca çalışan, holdingi bünyesinde yatay şirket içi geçiş için özlük haklarından vazgeçmediği için yıllar önce işten atılan gazetenin yıldız isimlerinden Asım Güneş, son günlerde Hürriyet Gazetesi’nde olup bitenlerin köklerine indi.

NOT: Asım da gazeteden ayrılırken bugün kıyameti kopartanlar sadece seyrediyorlardı.
Şimdi ise sıra onlara geldi…

Gazeteden ayrıldıktan sonra dünya gezgini olan gazeteci Asım Güneş’in facebook sayfasında paylaştığı yazı şöyle:

Yaklaşık 20 yılımı verdiğim Hürriyet’in, amiral gemisinden amiral kayığına evrilmesinin finalinde tabutuna çakılan son çivileri dışarıdan da olsa izlemek üzüntü verici.
İçinde olsam kalbim kaldırmazdı sanırım.
Posta tebligatıyla işten çıkarma skandalıyla Sabah şeysinden bir farkı kalmayan Hürriyet’i, çalıştığım dönemlerde, hatta ayrıldıktan sonra da severdim.
Her zaman bir gönül bağım vardı.
Hem de Aydın Doğan’a, Ertuğrul Özkök’e rağmen.
Çalıştığım istihbarat servisindeki arkadaşları ve kendi içimizde oluşan çalışma sistemini ve etiğini başka bir yerde bulmak hiç kolay değildi.
Aşağıdaki fotoğraftakiler gibi, aklı genelde sadece işinde olan, kişisel çıkarlar uğruna yandaşlığa, yavşaklığa, yalamalığa prim vermeden işine gücüne bakan gayet sıradan çalışma arkadaşları yüzünden severdim Hürriyet’i.
Ha aramızdan üç kağıtçı sahte şeyhler de çıkmadı değil ama o kadar çürük elma her sepette olur.
Son skandal üzerine ortaya dökülen istifa kahramanlıklarını da ilgiyle izliyorum.
Sevgili Ayşecik bile dik duruş sergilemiş. Tabi yersen?
Tavşan Ertuğrul Özkök (kendi aralarındaki namı ile Ertuş) liderliğindeki Hürriyet’in creme de la creme tabakası gazetenin balını kaymağını dibine kadar emerken,
kendi katları dışında yaşanan depremlerde akılları, kahramanlıkları, dik duruşları neredeydi diye sormadan edemiyor içimdeki gazeteci…
Seviyesi son olaydaki kadar düşük olmasa da, yeni patron ve yönetiminin, adam çıkarma, tenkisat ya da işçi kıyımında (nasıl isimlendirmek istersen) Aydın Doğan ve Ertuş’a yaklaşabilmeleri için daha 10 fırın ekmek yemeleri lazım.
İnsan ister istemez merak ediyor Ayşe Arman ya da Vahap Munyar gibi isimlerin etiksel dik duruşları o dönemlerde nereye saklanmıştı diye.
Olay ünlü Nazi hikayesine döndü.
Eh sizi almaya geldiklerinde de ses çıkaracak kimse kalmadı kardeş.
Valla kusura bakmasınlar ama misal Ertuğrul Özkök’ün bu durumda bile devam etmesi bile daha doğru olur.
Adam en azından omurgasızlıkta tutarlı.

Asım Güneş

Editörün NOTU:
Bu yazıda Asım Güneş yerden göğe kadar haklıdır..
Ancak, böylesi bir olayda ıskalanan olayın ana nedeni atlanmaktadır.
Son işten çıkartılma olayında (istifa edenlerin değil), işten çıkartılanların cesaret ve çok ulvi bir davranışı vardır ki bu da asıl tartışılması gereken kondur.
O da, medya bu haldeyken, “Bundan sonra gidenleri seyretmeyeceğiz.” diyerek işten atılmayı  göz önüne alarak sendikalaşmayı başlatmalarıdır.
Ertuğrul Özkök gibi yöneticilerdi yok ettiği sendika yani örgütlü güç yeniden hayat bulacaktı.
Ve neredeyse başaracaklardı.
İşten atılan 45 yiğit insanın, aileleri aç kalma pahasına korkusuzca girdikleri bu yolda işsiz kaldılar..
Eğer ses çıkarmasalardı aralarında ömür boyu orada kalacak isimler vardı..

OC