Spor ne ki Adalet ve Ahlak olmayınca…

Ama her şeyden önce adalettir ortak payda.
Adalet olmazsa bir arada tutamazsınız insanları.
Toplumların, gerçek çimentosu Adalet duygusudur.
Adaletin olduğu yerde kaos ve kargaşa, başkaldırı olmaz.
Sporda da bu böyledir.
Toplumları birbirine yaklaştıran en büyük güç Adalet’tir
Turizmden sonra şehirleri, ülkeleri, toplumları, grupları birbirine yaklaştıran tek şey spordur.
O halde ‘Spor’da adalet olmalıdır.
Elbette, yeryüzünde yüzde yüz adalet yoktur.
Ancak, kabul edilebilir bir adalet ortak yaşam için hayati derece önemlidir.
Spor, milyonların gözü önünde cereyan eden bir olaydır.
Sahadaki bir “haksızlık” milyonlar önünde işlenen bir cinayetten farklı değildir.
Çünkü, tribündeki veya ekran başındaki milyonlara “örnek” teşkil edecektir.
Hele hele “Yapanın yaptığı yanına kar kaldığı” (x) bir ortamda, milyonlara yanlış mesaj gidecektir. Çünkü “Bir daha yapacaktır”…
Bunu gören kimileri de “O yaptı kazandı, ben de yapacağım” diyebilecektir.
Bu, milyonlarca genç insana verilen yanlış mesaj olacaktır.
Toplumsal ahlakın erozyona uğramaması için sporda ‘adalet’ kadar “ahlak” da titizlikle korunmalıdır.
Çünkü, sahadaki her sporcu da birer rol-modeldir.
Özellikle, futbol gibi devasa kitlelere hitap eden bir spor dalında…
Misal, bir futbolcunun sahada ve saha dışında yaptığı olumlu veya olumsuz hareketi milyonlarca gence örnek oluşturmaktadır.

“Vicdan, insanın içindeki Tanrı’nın arkadaşıdır! diyor Victor Hugo.
Unutmayın ki, Cennete gitmek istiyorsanız vicdanlı ve iyi insan olun yeter.
“Hırsız bendense, hırsız değildir” demek, ahlaksızlığın dik âlâsıdır çünkü!
Sizin “adamınız” (Futbolcunuz) ahlaksız bir hareket yapacak ama siz onu görmezden geleceksiniz.
Hakem bunu görmediği zaman bunu kar sayacaksınız.
Ya da haksızca alınmış bir faulü veya golü ya da penaltı vuruşunu rahatça içinize sindireceksiniz. E, siz de ahlaksızlığın ortağısınız o zaman.
Oysa, ‘haksızlık’ veya ‘yanlışlık’ kime karşı yapılırsa yapılısın bu “yanlış”, “haksız karar” diyebilmelidir insan..
Çünkü, ahlak böyle bir şeydir…
Çünkü, “İnsanın içindeki Tanrı’nın yol arkadaşı Vicdan” bunu söylemektedir…
İyi insan olmanın, adaletli olmanın tek yolu budur.
Unutmayın, adaletin olduğu yerde de Sevgivardır.
Sevginin olduğu yerde de ‘barış’ vardır, ‘huzur’ vardır…
Bunun için de empati, mutlak lazım şeydir!
xxx
Şuna bakın ki;
Bir futbolcu maç sırasında dürüstçe bir “itiraf” yaptı mı alkışlıyor herkes!
“Centilmenlik” deniyor buna.
“Elime çarptı” ya da “penaltı değil” gibi bir itiraf bu.
Büyük alkış alıyor!
Oysa, alkışlanacak bir hareket değildir ki bu!
Olması gereken “hareketlerdir”!

Kalbinde ahlak, erdem gibi duyguları olanların yapması gereken şey değil mi bu?
Bu, ‘ahlak’ ve ‘dürüstlüğün’ erdemle taçlandırıldığı andır çünkü!
Hakemi kandır, “hırsızlık” yap.
Yalandan yere yat, on takla at. Hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalk!
Gol at, attır, hak etmediğin puanlar al. Ahlak bu mu olmalı sizce?
“Benim adamım yaptıysa suçsuzdur” dememeli insan!
Ahlaksızlığı “ahlak”, erdemsizliği “erdem” yapmamalı insan!
Hangi ülkeden, hangi ırktan, hangi takımdan, hangi partiden, hangi düşünceden, hangi renge aşık olursanız olun…
“Suçlu”, suçlu olmalıdır!
Dedim ya bu, iyilikle kötülüğün savaşı olmalıdır…
Ve insanlığın geleceği için ‘ahlak’ ve ‘vicdan’ galip gelmedir…

Bunun yolu da spordaki, özellikle kitlelere hitap eden futboldaki ‘adaletten’ geçmektedir.
Şu güzelim Mavi Gezegende gelecek kuşaklara insani bir dünya bırakmalıyız.
Bunun örnek yolu spordan geçmektedir.
“Uyuyunca geçmiyor, uyanın konuşmamız gerek”! diyor ya Nietzsche…
Evet, bu konuda konuşmamız lazım yoksa geç olacak!
xxx
Yıllar önce Hürriyet Gazetesi ve Cumhuriyet Gazetesi’nde verdiğim bir örnek vardı.
Yine onu hatırlatacağım:
Çünkü, Kızılderili Reisi’nin torununa verdiği cevabı herkese anlatmalıyız…

Bir Kızılderili reisinin iki kocaman köpeği varmış.
İkisi de baba köpeklermiş…
Tabii birinin adı ‘İyilik’, birininki ‘Kötülük’müş…
Günlerden bir gün torunu ziyarete gelmiş.
Köpeklerle oynarken küçük çocuk, “Dedeciğim, köpekleri dövüştürürsek hangisi kazanır?” demiş!
Reis, çocuğa şu cevabı vermiş:
“Hangisini daha iyi beslersek o kazanır…”!!
İşte, ‘İyiliği’ de ‘Kötülüğü’ de besleyen insandır.
Bu yüzden biz, ‘İyiliği’ beslemeliyiz…
Başka şansımız yok.
Ya çocuklara örnek olacağız ya da tarihe “rezil” geçeceğiz..!
xxx
“Sevgi – Sevgisizlik”,
“Dürüstlük – Yalancılık”,
“Vicdan – Vicdansızlık”,
“Zalimlik- Mazlumluk”,
“Onur –Onursuzluk”.. vs gibi duyguları yaşatmak bizim elinizdedir.
Unutmayalım ki,Ahlak’ ve ‘Erdem’ gibi kavramları beslerseniz iyilikler gelişir.
“Beslemezseniz”
‘kötülükler’ gelişir, ahlaksızlık “ahlak” olur!
Bu örnek, spordan, siyasette, aşktan, arkadaşlığa, iş hayatından, ticarette, yani hayata dair her yerde geçerlidir…
Karar biz insanların…
xxx

Bakın,
“Ne yaparsan yap, daima pişman öleceksin.

Belki yaptıklarından, belki de yapmadıklarından” diyor kelimelerin efendisi Dostoyevski.
Ve “Her ölen pişman ölür” diyor güzel şair Attila İlhan…
İşte, ‘Pişman’ ölmemek için sevgi adamı Yunus Emre’nin dediği gibi
“Gelin tanış olalım;
İşi kolay kılalım,
Sevelim sevilelim,
bu dünya kimseye kalmaz”

Biz de öyle yapalım, iyi insan olalım…
Unutmayın,
Cennete girmek için diliniz renginiz, ırkınız ne olursa olsun iyi insan olmanız yeterlidir bence…

En Kalbi Muhabbetlerimle…

Orhan Can
Ben CAN; Orhan Can

(x) “Yapanın yaptığı yanına kâr kaldığı sürece bir daha yapacaktır.”
Çetin Emeç

30 Eylül 2019
Pazartesi

 

İngilizce -translate :

What’s sport without justice and morality?

Above all, justice is the common denominator.
If it weren’t for justice, you couldn’t keep together.
The real cement of societies is the sense of justice.
There won’t be chaos, commotion and contumacy in a place where there is justice.
And sport is just like this.
The biggest power that brings people together is justice after tourism.
The only thing that brings cities, countries, societies and groups together is sport.
That means there should be justice in sport.
Of course there isn’t a hundred percent justice on Earth, however an acceptable justice is vital for
common life.
Sport is an event which occurs before the eyes of millions. Injustice in fields isn’t different from a
murder which is committed before millions, because it will be an example for both people before TVs
and people in grandstands.
A wrong message will go to millions of people in an environment “where some get away with what they did” (x), because they will do it again. And some who see it, will able to say “He did and won! I’ll do it, too.”
It is a wrong message which is given to millions of young people.
Not only justice but also morality should be kept meticulously in sport in case social morality erodes.
Each sportsman in a field is a role-model especially in a sport event like football appealing to gigantic
communities.
For instance a positive or negative movement which is done by a footballer in the field or out of the
field is a precedent for the young.
“Conscience is the friend of god inside humans” says Victor Hugo.
Remember if you want to go to Heaven, be a conscientious person, that’s all.
When you say “If the thief is mine, he isn’t a thief”, this is an absolute immorality!
Your man (your footballer) will do an immoral movement but you will ignore it!
When the referee doesn’t see it, you will regard it as gain.
You will absorb a wrong foul, a goal or a penalty!
All that means you are the partner of injustice too.
But no matter whoever is treated as a kick in the teeth or whoever is wrongdoer, people should admit wrong decisions and injustice.
Because morality is something like that.
Because conscience, which is the friend of God inside people, says that.
It is the only way of being a good and fair person.
Do not forget there is love where there is justice.
There is peace where there is love and serenity.
But empathy is essential to achieve this.
When a footballer admits something honestly, everybody claps.
It is called sportsmanship. It is a confession like “It hit my hand” or “It is not a penalty”.
A big applause stars. But it is an act which must be done.
Isn’t something which should be done by people who have feelings such as morality and virtue in
their hearts?
This is the moment of that morality and honesty are being crowned.
Cheat the referee, steal!
Lie on the floor by pretending and somersault ten times, then stand up as if nothing happened!
Score a goal, make someone score a goal, get the point you don’t deserve!
Do you think it is morality?
“If my man does it, he is innocent” this shouldn’t be said by a human!
A person shouldn’t make immorality morality.
He shouldn’t make lack of virtue, virtue.
No matter which country, race, team, party and idea you are from, no matter which color you love, a guilty one should always be guilty!
As I said, this must be the battle between good and evil!
And for the future of humanity, conscience and morality should win!
And the solution to this is justice in sport especially justice in football which appeals to communities.
We should leave a humanistic world to the next generations in this beautiful, blue planet!
“It doesn’t get better when you sleep, wake up! We need to talk!” says Nietzsche.
Yes, we need to talk about this or it will be too late. Many years ago there was an example I gave in
Hürriyet and Cumhuriyet newspapers.
Let me remind it again:
Because we should tell everybody how the Indian Chief answered his grandchild.
One day his grandchild visited him.
While the child was playing with the dogs, he asked “Grandad! If we cause them to fight each other which one wins?” The Indian Chief replied “The one which is fed better will win!”
That’s the human who will feed good or evil, therefore we should feed goodness.
We have no chance.
We will either be good examples for children or we will go down in history as infamous ones.
Love – Lovelessness
Honesty – Dishonesty
Conscience – Remorselessness
Cruelty – Innocence
Pride – Dishonor
Feeling like these depend on us.
Don’t forget morality and virtue grow up when you feed them with goodness.
If you don’t feed them, evil will grow up. Immorality becomes morality!
This example is valid from sport to politics, from love to friendship, from business to trade.
This is our decision.
Look “Whatever you do, you will always die regretfully.” Says Dostoyevsky, the master of words.
“Whoever dies is regretful” says Atilla İlhan, the perfect poet.
Not to die regretfully, let’s do what Yunus Emre says:
“Let’s know each other
Let’s make the things easy
Let’s love and be loved
This world doesn’t belong to anybody”
Let’s do so, let’s be good people.
Don’t forget, it’s enough to be a good person to go to Heaven. No matter what language, what color
what race you have.

Sincerely with my heart…

Orhan Can
En Kalbi Muhabbetlerimle..
Ben CAN; Orhan Can..

(x) “The humans will do it again as long as there is profit left from them.”
Çetin Emeç

Orhan Can Beşiktaş peşinde deplasman deplasman gezerken.. Yaşasın Futbol.. Yaşasın spor..