Lütfen Dikkatli okuyun! ‘Gizli ve sinsi tehdit’.. Tartı ayarıyla oynayan tefeci tüccar – Yabancı finans kurumları ve bankalar.. İbrahim Karahan yazdı

İbrahim Karahan

LÜTFEN DİKKATLİ OKUYUNUZ…
“GİZLİ VE SİNSİ TEHDİT” KÖYLÜ VE ÇİFTÇİYİ AYARIYLA OYNANAN OKKAYLA TARTAN TEFECİ TÜCCAR: YABANCI FİNANS KURUMU VE BANKALAR…
Perişan, avurtu çökmüş Türk köylüsü Ege’ nin küçük bir köyündendi.
Yırtık pantalonu, yamalı, ceketinin altında kundura gibi ayağına sardığı keçesi…
Tek tük dişleriyle konuşurken harfleri eziyordu.
Küçük gözleri yorgun ve bitkinliğin emaresiydi.
Ancak kalbi hızlı atıyor, bedenini heyecana boğuyordu.
30’a yakın çuvalda yağmurda, soğukta, güneş altında binbir zahmetle topladığı erik, kuru üzüm vardı.
Çileli bir hasat sonrası nihayet at ve eşek sırtında İzmir’in ücra yerindeki pazara getirmişti.
Rum tüccarların hakimiyetindeki pazar yerinde kurnaz gözler velfecr okuyordu.
Köylünün eliyle sevip okşadığı yemişe bakan tüccar: “Omzumuzda çok masraf var. İnanın tek kuruş kazanamıyorum” diyerek acındırdı.
Yanağı dolgun, göbekli adam köylünün insafını kaşıyordu.
Devam ederek en etkili sözünü sarfetti:
“Sizi düşünüyorum. Yoksa çoktan dükkanın kapısına kilit vurmuştum”
Acımsı gülümseyen köylü;
“Martin, gece gündüz sürünerek çalışıyoruz. Bari birazcık kuruş ekleyiver” der demez; acımasız tüccar ürünü “yok” fiyatına alır.
O da yetmez; asıl oyun terazide dönmektedir!
“Sekseeen” diye ortalığı inletirken , köylünün gözlerine bakar… Oysa 100 okkadır!
ZAVALLI İNSANLAR…
Ayakta uyuyan köylünün farkedip, farketmediğini kontrol ediyor.
Yanındaki ortağının kulağına; “Sıfır okka desem kabul ederler!.. “ diye fısıldıyordu!…
KIYMETLİ DOSTLARIM…
Okuduğunuz metin gerçek hatıradan alınmıştır. Sizler için derledim. Niçin mi?
BAKINIZ;
Bugün de çiftçi ve köylüleri uluslararası sermayelerin bankaları sömürüyor, kandırıyor.
Bankadan alınan krediler ödenemiyor.
Ya felaket ya mahsul kıtlığı ya hesapsız harcama yüzünden…
Trakya ve Ege’ de borcunu ödeyemeyenlerin atasının alın teriyle miras bıraktığı tarlası, arazi ve arsasına el konuluyor.
Bu emperyalizmin ‘aldatıcı’ yüzü olan bankalar, ‘köylü ve çiftçi kardeşimizin yanındayız” afişleriyle çeliyor, aldatıyor ve göz boyuyorlar.
El koydukları tarla ve arazileri ‘duyulmaması’ için eski sahiplerine kiraya yani icara veriyorlar…
Yine ipotek ve haciz tehlikesi var.
Doğu Anadolu’da farklı değil.
Eğer insanımız bu kafayla giderse evlat ve torunların durumu vahim.
Üç kuruşluk menfaate aldanan köylü ve çiftçiyi aldatan vatandaşlar ve fırsatçılar ise tefeciliğe başlamış…
Bu duygularla diyorum ki; köylü ve çiftçilere dikkat!..
Merhum Yazar Memduh Şevket Esendal; “insanlığın geleceği topraktadır. Ekip, biçip, hasat etmektedir. Sanayileşmeye rağmen gelecek tarımdadır.” diyordu. Yıl 1951!..
Makalelerimi; ‘ben demiştim” amacıyla yazmadığımı bilmenizi istiyorum.
Selam, sevgi ve saygılarımla;
Kurban Bayramınızı tebrik ediyorum.
Bilmukabele. .

İbrahim Karahan

İbrahim Karahan